Sondan başlayalım. Yiğidolara yazık oldu. Futbolu, onlar oynadı...Pozisyonu onlar üretti...Kazanmayı onlar hak etti.
Fakat?
İşin kaymağını Necip-Atiba yapımı senkronize bir harekette golü üreten Beşiktaş yedi.
İşte tecrübe ve kalite farkı bu, başka bir şey değil.
Çünkü bu sezon seyrettiğim en etkisiz Beşiktaş, böylesine etkili Sivasspor karşısında sahadan galip ayrılabiliyorsa, bunun başka özeti yok.
O kadar pozisyon kaçar mı, kaçıyor arkadaş.
Aatif'ıyla Da Costa'sıyla, Utaka'sıyla Beşiktaşlıların yüreğini ağzına getiren pozisyonlar buluyorsun ama ya kaleci Cenk'e teslim oluyorsun ya da direğe takılıp, çakılıyorsun.
Buna ne şanssızlık ne de beceriksizlik demek doğru olur. Bu çok başka bir şey.
Ne mi? Bu tamamen tecrübe ve kalite farkı; ancak bu böyle devam etmez. Çünkü Beşiktaş'ın omurgası bel veriyor. Zihnen yorgun ve usta ayaklar, kritik pozisyonlarda o ayaklar birbirine dolaşıyor. Teknik Direktör Slaven Bilic ise bu hali çaresiz seyrediyor.
İşte sıkıntı burada...
Ayrıca Sosa'nın sakatlandığı, Demba Ba ve Olcay'ın etkili görünmediği, Gökhan Töre'nin güneşlik istediği, Opare'nin iki maçta havaya girip adeta karakter değişimi yaşadığı bir maçta Beşiktaş nasıl iyi futbol ortaya koyabilirdi ki, koyamadı. Koyamaz da.
Sonuç olarak direklerin gölgesindeki gerçek; Necip'in savunmadan çıkardığı o uzun top; tamamen zeka, sezgi ve güven eseri olan Atiba'nın taa en uca çıkıp, Beşiktaş'ı rahatlatan o sihirli dokunuşu olmasa çoktan yarışın dışına düşmüştü, Kartal.
MAÇIN ADAMI
Necip Uysal
KIRILMA ANI
Da Costa'nın şutunu Cenk Gönen'in çelmesi