Efsane başkan!

A -
A +

F.Bahçeliler, Aziz Yıldırım için yürüdü!.. Ali Şen'in verilerine göre, 25 milyon F.Bahçeli'den kaçı yürüdü, "Aman Başkanım bizi bırakma!" diye... Topu topu, üç bin ya da 350 F.Bahçeli!... Şimdi burada duralım... Oysa, 1992'de Aziz Başkan'a bundan çok daha büyük bir destek verilmişti... Oysa Daum dedi ki, "Aziz Yıldırım efsane başkan!" Yıldırım, 1992'de efsane başkan değildi. Ama bugünkünden çok daha büyük ilgi görmüştü... Bugün, onun için "efsane" deniyor, ama aynı ilgi yok, neden? Bu noktadaki tesbitimizi aktarayım... Alman teknik adamın ölçüsü ne bilemiyorum, hissi bir açıklama mı bu, onu da bilemiyorum... Ama bildiğim bir şey var, "Efsane" olmak kolay değildir!.. Hele F.Bahçe gibi kulüpte hiç kolay değildir. İki defa Turkcell Süper Ligi şampiyonluğu kazanmakla elde edilmez bu unvan!.. Eğer öyle olsaydı, bu kulübe daha önce kupalar kazandıran başkanlara; verilirdi bu unvan... Özellikle Faruk Ilgaz'a, ama ne ona verildi bu unvan ne de Ali Şen, Emin Cankurtaran, Tahsin Kaya ve Güven Sazak gibi karizmatik başkanlara!.. Onlara çok görülen unvan, bu ülkede G.Saray'a UEFA ve Süper Kupa'yı kazandıran Faruk Süren'e bile verilmedi... Çünkü efsane olmanın şartları ağırdır... Çünkü, performans başarısı bir kulübün tüm faaliyetleri içinde sadece yarıştaki yerini gösterir. Asıl olan, kalıcı eserler bırakmaktır; gönüllerde taht kurmak gibi... Gözkamaştıran tesisler yapmak gibi... Uluslararası sahada ülke sporunun yaşatılması, tanıtılması ve yayılmasında milli takımlara güç katacak yeni sporcu ve eğiticiler yetiştirmek gibi... İşte bu kriterler arasında sadece tesis konusunda Aziz Yıldırım'ı tek geçerim... Çünkü o, göz kamaştıran F.Bahçe Stadı'nı inşa ettiren başkandır... Dereağzı ve Samandıra tesisleri ile Sosyal Tesisleri'ni modernleştiren başkandır. Ancak!.. O, aynı zamanda F.Bahçe Kulübü'nü tarihindeki en yüksek borç sarmalına iten başkandır!.. Eğer rakamlar yanlış değilse, "Darphane gibi para basıyor" denilen sarı - lacivertli kulübün borcu tam tamına 116 milyon dolardır!.. Pekii... Aziz Bey, kulübü alırken bu borç ne kadar mı idi? Sadece 16 milyon dolar... Sekiz senede gelinen nokta ise 116 milyon dolar... Aradaki fark tam 100 milyon dolar... Ehh, şimdi gelin de siz, Aziz Bey'e, "Efsane Başkan!" deyin, olacak iş mi? Pekii, Aziz Bey, yarın 116 milyon dolarlık borç için "sildim" derse, "efsane başkan" olur mu? Maalesef hayır!.. Çünkü, Yıldırım döneminde tüm sevgileri alıp götürmüştür... İşte ölçü... 25 milyon F.Bahçeli'den sadece 3 bini Aziz Bey için yürümüştür... Oysa, F.Bahçe'nin seyircisiz oynadığı K,Erciyes maçı için o sokaklarda tam 25 bin F.Bahçeli yürümüştür... Bilmem anlatabildim mi, sevgideki erozyonu... Nitekim bu acı gerçek, F.Bahçe yönetiminin ifadesiyle, "Bütün kulüpler, F.Bahçe'ye karşı 17'ye 1 ittifak kurmuşlardır" şeklinde ortaya konmuştur... Aziz Bey'in döneminde F.Bahçe sadece gönüllerdeki tahtını kaybetmekle kalmamış, Şadan Kalkavan, Atilla Kıyat, Hakan Bilal Kutlualp ve Sadettin Saran gibi saygın F.Bahçeliler'i de kırıp, gücendirmiştir... O yüzden kimse kimseyi kandırmasın, bugün "Aman gitme başkanım!" diyenler bile, için için Aziz Yıldırım için "İyi ki gitti" diye el çırpmaktadır... > Mıhlama Herkes lider olamaz, liderin ise duygusallık gibi bir hakkı olamaz! > Juven'tuş'un futbolcuları Serie A'da sezonun son haftasında Reggina'yı deplasmanda 2-0 yenen Juventus, üst üste ikinci şampiyonluğuna ulaşmıştı... Sonra da malum olduğu üzere hakem olayları ve Juventus'un şaibeli şampiyonluğu sebebiyle İtalya karıştı... Napoli Savcılığı olaya el koydu... Juventus yönetimi toptan istifa etti... Kesmedi FIFA devreye girdi, İtalya Ligi'nin askıya alınabileceği ve İtalyan takımlarının Avrupa kupalarına katılımının engelleneceğini açıkladı... Bu da yetmedi, şimdi İtalya Futbol Federasyonu bu konuda son sözünü söylemeye hazırlanıyor. Büyük bir ihtimalle Juventus'u küme düşürecekler... Eğer Juventus şaibeli şampiyonluğu sebebiyle küme düşerse yönetmeliklere göre bu kulübün futbolcuları serbest kalacak. Bonservis bedeli ödemeden istediği kulübe elini kolunu sallaya sallaya gidecekler. Tıpkı Parma'nın Parmalat'ın iflasıyla yaşadığı kriz döneminde Adriano'nun gittiği gibi Juventus'un yıldızları da yuvadan uçacaklar. Kimler mi bu yıldızlar? Kaleci Buffon, Del Pierro, Trezeguet, Nedved ve Zambratto gibi oyuncular... Bilmem, yabancı sayısı artırılsın diye feryat figan edenler ve kendi kulübüne daha vasıflı yabancıların transferi için çaba harcayan yöneticiler, bu ihtimali hiç değerlendiriyorlar mı?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.