Hayret!.. "Turkcell Süper Ligi'nde futbol resitali izleyeceğim" diye gittiğim derbi havasındaki Trabzonspor-Beşiktaş mücadelesinde, üzülerek dağın fare doğurduğuna şahit oldum. Tempo, heyecan ve goller beklediğim mücadele, orta saha mücadelesinden öteye geçemedi. Yazık!.. Türk futbolu için değer ve düşünce üreteceğine inanılan iki Türk teknik adam da dün ilginçtir öncelikle savunmayı ve gol yememeyi hedeflediler. Gerçi Ersun Yanal'ın 4-1-3-2 düzenindeki Trabzonspor kurgusunda ofansif bir görüntü vardı. Ama, bu şema sadece görüntüden ibaret kaldı. Oyuna 60 dakikalık bölümde yansımadı. Neden mi? Anlatayım. Hani, "Davulun sesi uzaktan hoş gelir" derler ya, bu Trabzonspor da bana uzaktan sempatik gelmişti. "Efsane dönüyor" diye de heyecanlanmaya başlamıştım. Yanılmışım!.. Pardon, "yanılmışım" derken Trabzon şehrine ve tribünleri coşku seline çeviren Trabzonsporlu futbolseverlere haksızlık etmeyelim. Şehir ve insanlar havaya girmişti girmesine de, Ersun Yanal Hoca, 21 yeni transfere rağmen o özlenen "takım yıldızı"nı hâlâ kuramamış. "Trabzonspor" denilince, takımın yarısını Yattara'dan ibaret sayıyorlar. Gineli Yattara oynuyorsa, umutlanıyorlar, oynamıyorsa Umut da, Gökhan Ünal da buharlaşıyor, gol de. Allah aşkına, Trabzonspor gibi bir büyük takım böyle tek adama mahkum olur mu? Olmamalı ama oluyor işte. Nitekim koca takımın heyecan uyandıran iki pozisyonu vardı oyunda. İkisi de Serkan Balcı'nın şutuydu. Gerisi, hikaye... Colman iyi niyetle çalıştı, Song savunmayı toparlamış göründü. Ama 25 yıldır şampiyonluk özlemiyle yanıp tutuşan Trabzonspor'a yeter mi bu? Yetmez ki! Siyah-beyazlıların gol silahı Bobo, Beşiktaş formasıyla 50. golünü Trabzonspor'da atıp, tarihe geçmeyi hedefliyordu. Gayretliydi, Egemen ve Song'un arkasına Trabzonspor savunmasını zorda bırakacak boş koşular yaptı. Fakat istediği pasları alamadı. Beşiktaş'ın çift ön liberolu oyun sisteminde kanatların da çalışmadığını düşünürseniz, sağda Serdar Kurtuluş ile Serdar Özkan, solda Tello ile Aydın'ın sadece futbolun savunma yönüne odaklandığını ve hücuma hiç destek veremediklerini düşünürseniz, Bobo'nun oyunda yerini Nobre'ye neden bıraktığının ve Nobre'nin neden gol atamadığının cevabını kendi içinde bulursunuz. Burada Ümit Milli Takım'da Ermenistan'a iki gol birden atarken ağzı açık seyrettiğim Aydın'a özel bir paragraf açayım. Bu genç futbolcu, Trabzonspor karşısında risk almadı, o büyüleyici yeteneklerini sergilemedi. Kendi kendime "Bu futbolcu, Ermenistan maçında şov yapan Aydın mı?" diye defalarca sordum. Kim bilir, Beşiktaş'ın galip gelememesinin en önemli sebeplerinden biri de, Aydın ve Serdar gibi genç yeteneklerin sahip oldukları kapasiteyi ortaya çıkaracak cesaretli oyunu gösterememeleridir. Sonuç olarak söyleyeceğim şu... Trabzonspor'da bir uyanış sinyalleri var. Şehir, bu takımı zirvede kalmaya zorlayacak gibi görünüyor. Ama, Karadeniz bu, dalgası çoktur. Yarın ne getirir bilinmez. O yüzden iki haftalık galibiyete bakıp da efsanenin göz kırpmasından bir şampiyonluk öyküsü çıkarmak mümkün değildir.