Yakışıyor.Liderlik, F.Bahçe'ye yakışıyor.Bir de skoru ürettiğinde gevşemese göz kamaştıracak ama her güzelin bir kusuru var, atıyor, atıyor, duruyor.
Ama o ilk yarıdaki F.Bahçe neydi öyle?
O ne surat, tempo, ve ne istekli bir oyun?
Şiir gibiydi şiir.
İtiraf edeyim, ağzım açık seyrettim o F.Bahçe'yi...Sadece ben mi?
Hayır, G.Antepspor da o kabına sığmayan Bülent Hoca da çaresiz seyretti. Nasıl seyretmesinler?
Emenike en uçta zaptı mümkün olmayan küheylan gibi, çapraz, boş koşularla önündeki savunmayı fena yıpratıyor.
Arkasında destekçi kalabalık bir hücum hattı; Alper, Kuyt, Sow, Christian.
Kanatlar da boş durmuyor, geriden Mehmet Topuz ve Caner'in bindirmeleriyle abluka altına alıyorlar rakip kaleyi.
O korkunç baskı G.Antepspor'a nefes alacak hal bırakmıyor.
Nitekim; Emre'nin, Mehmet Topal'ın, Kuyt'ın, Christian'ın ve Caner'in uzaktan kaleyi döven şutları da cabası.
Tek başına ne yapsın kaleci Serdar?
Çaresiz Alper'in harika ortasında Emenike'nin kafa vuruşunu seyrediyor.
"Golde ofsayt var mı yok mu?", en doğrusunu çıplak göz tespit eder; hakem İlker Meral "gol" diyor.
Hele Sow'un attığı ikinci gol müthiş...Hazırlanışındaki o yüksek pas yüzdesi karşısında, G.Antepsporlu oyuncular ne topu ne de rakibi takip edebildiler. Sanki Barcelona karşısındaymış gibi dağıldılar, dondular kaldılar.
Tam, "F.Bahçe'yi bu kadar değiştiren ne?" diye düşünüp, Bülent Hoca'nın Yanal'a karşı hep kaybını gösteren istatistiğe bakarken, Uygun'un Stlic hamlesi G.Antep'i sanki ateşliyor.
Ama o kadar.
Son sözü de Emenike söylüyor.
"F.Bahçe artık havaya girdi, kimse durduramaz!"
Tek gerçek bu!
Emenike
KIRILMA ANI
Sow'un golü