F.Bahçe Profesörü!

A -
A +

Büyüklük sözde değil özde olur! Ne garip; bu hafta büyüklere kafa tutanların haftası oldu! En son, Kadıköy'de Sanica Boru Elazığspor destanlaştı. Şöyle bir düşünün, bir takım; rakipleri tarafından kendisine altın tepsi içinde sunulan fırsatı elinin tersiyle iter mi? Evet, G.Saray, Antalyaspor ile Trabzonspor'un 3'er ve Beşiktaş'ın 2 olmak üzere toplam 11 puan bıraktığı bir haftada F.Bahçe, ayağına gelen o tarihi fırsatı, elinin tersiyle itti... Hem de ne itmek! Hiç şaşırmadım!.. Çünkü istatistiklere "F.Bahçe Profesörü" olarak geçen Yılmaz Vural ve ekibi galibiyete öyle inanmışlardı ki; yenilmeleri mümkün değildi. Helal olsun. İşte takım olmak budur. Bravo Yılmaz Hoca! Ancak? Aykut Kocaman ve ekibine bir çift sözüm var: "Bu nasıl F.Bahçe?" Ne saha yerleşimi yerli yerinde ne adam paylaşımı ne de oyuna adanmışlık! Hele Köksal'ın golünde Gökhan Gönül'ün yerini kaybedişine ve ofsaytları bozuşuna ne demeli? Volkan'ın o hatalı çıkışları nasıl anlatılır? Kimse bana; "Yobo, Hasan Ali, Bekir ve Meireless yoktu, böyle oldu" masalını anlatmasın! Zira buna kargalar dahi güler! Çünkü "Başarmak"; inanmakla başlar. Siz, F.Bahçe'de bu hali gördünüz mü? Krasic, Kuyt, Baroni, Salih, hepsi Elazığspor'un temposu karşısında fiilen ezildiler. Sow ve Mehmet Topal'ın golleri 1 puanı kurtardı, o kadar! Günün sorusu şu, "F.Bahçe nasıl toparlanır?"

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.