F.Bahçe'nin yeni umudu!

A -
A +

Kanaatim şu; F.Bahçe zihnen ve bedenen yorgun... Ama asıl problem bu değil. Ne mi? Sivas, Beşiktaş ve son G.Birliği maçları gösterdi ki, F.Bahçe'nin kanatları ve orta alanı bal yapmayan arı gibi... Sağda, Hırvatistan maçında Corluka karşısında da görüldüğü gibi Gökhan'da önlenemez bir düşüş var. Önünde ister Mehmet Topuz olsun isterse Özer, bu düşüş önlenemiyor. Solda sezona iyi başlayan Ziegler ve Caner istikrarı koruyamadılar. Aykut Hoca'nın Uğur'dan alternatif oyuncu üretme ve Stoch'tan can simidi gibi faydalanma çabası tutmadı. Orta alanda Selçuk veya Cristian - Emre - Alex üçlüsünden; oyuna tempo, derinlik ve canlılık kazandıracak bir lider yok. Herkeste bir bıkkınlık hakim. Hoca da bunu fark etmiş olmalı ki, Eskişehirsporlu Alper Potuk'u bu sorunu çözecek isim olarak terennüm etmeye başladı. Tespit yerinde. Belki bu transfer F.Bahçe'nin öne doğru etkili oyun oynama isteğini artırır da, forvet elemanları daha çok pasla beslenir, pozisyon ve gol üretmek kolaylaşır. Düşünün, büyük F.Bahçe camiasında "golcü" bilinen Semih gibi bir silah son 5 sezonun en verimsiz dönemini yaşıyor. Semih, tam 12 haftadır hâlâ gol atamamışsa, koca sezonu tek başına Bienvenu'nün taşımasını beklemek büyük hayalcilik olacağı gibi o takımın forvetine takviye kaçınılmaz olur. Peki o golcü kim? Sambacı nokta santrfor Borges... Santos formasıyla bu sezon ligde 28 maçta 22 gol atan 31 yaşındaki bir golcü. Refaransı mı, F.Bahçeli eski futbolcu Edu. Olursa mükemmel olur. MIHLAMA "Ben onun düşündüğünü düşünemedim, onun gördüğünü göremedim" diyen kazanır. Kemal Özdeş Lav'ın eseri ! Nur içinde yastın, 5 Nisan 2004'te bir elim kazada kaybettiğimiz Tevfik Lav! O güzel insan, meğer futbolumuza ne kadar verimli bir altyapı kurmuş da haberimiz yokmuş. Bu ayıp da bize yeter! Mesela, bir dönem Milli Takım Teknik Direktörlüğü de yapan Ersun Yanal ve ekibi Mesut Bakkal, Tevfik Lav, Kemal Özdeş... Hepsi futbolda yıldız gibi parladı. İşte Kemal Özdeş... O sistemden yetişen biri. Manisaspor'u küme düşme noktasından alıp bugün lig üçüncülüğüne taşıyan "sihirbaz" Kemal Özdeş... Yeri gelmişken Manisaspor Başkanı Kenan Yaralı'yı yürekten tebrik ediyorum. Hikmet Karaman'dan sonrası Özdeş'i göreve getirdiği ve Lav'ın eserine sahip çıktığı için. Beyler aşı tutmuştur. Fakat Özdeş'in sözleşmesi neden 3 - 5 değil de sadece 1 yıllık? Zidane mısın Engin? Şaşırtıcı... Hem de çok şaşırtıcı. Fatih Terim gibi disiplinden zerre taviz vermeyen bir teknik adamın futbolcusu, nasıl bu kadar keyfi ve çılgınca hareket eder? Anlayabilmiş değilim. Adı, özelliği, yetenekleri ve verimi ne olursa olsun, rakibe kafa atmak ne demek? Evet, sevgili Engin, Zidane mısın sen? Ahh, keşke olabilsen. Ama hayır, nerede Zidane, nerede sen? Tamam, golünü attın, iyi de oynadın, 4 yıldızı hak ettin ama o çılgınlığı nasıl izah edeceksin? O kırmızı kartın sezon sonunda takıma neye mal olacağını bugünden kestirebiliyor musun? Sanmam, nerede o vizyon? Eğer kestirebilmiş olsaydın, Trabzonspor'un seni gözden çıkardığı bir dönemde sana kucak açıp, baş tacı eden bir teknik adamı zorda bırakacak yanlışın içinde asla olmazdın. Sıkı dur. Herkes ilk defa bu satırlardan okuyacak. Fatih Hoca, sana müthiş inanıyor ve güveniyor. Senden, bir dünya yıldızı üretmeye çalışıyor. Bu, G.Saray'a yeni bir "Gheorghe Hagi" modeli üretme çabasıdır, oyunu senin üstünden kurma arzusudur. Hoca; "özel yetenek" muamelesi yapıyor sana, peki sen ne yapıyorsun, o kafa ile bir çuval inciri berbat etmekten başka Engin? Hem kendine, hem takımına, hem Hoca'na hem de Milli Takım'a Yazık değil mi? Lütfen; biraz sorumlu ol.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.