Aykut Kocaman'ı hedef tahtası yaptı F.Bahçeliler, vur abalıya misali. Kasımpaşa ve M'gladbach maçları öncesi olacak şey mi bu? Neymiş? Aykut, ''Hoca'' değilmiş; kargalar bile güler buna. Geçiniz. Neyle ölçtünüz Kocaman'ın hocalığını, elinizde kuyumcu terazisi mi var? ''Kocaman ile F.Bahçe'nin düştüğü hale bakmalıymışız!'' Ne var; 5 maçta 9 puan, şampiyon olduğu sezon bunun 2 puan daha gerisinde değil miydi F.Bahçe? ''Ne vermiş F.Bahçe'ye Hoca?'' İnsaf; ''istifa'' diye haykıranlara soruyorum; ne çabuk unuttunuz maziyi? Düşünün; Türkiye Kupası hasreti alev gibi sarmamış mıydı F.Bahçelileri? Dile kolay, tam 28 yıl! F.Bahçelileri yıllar yılı bedbaht eden bu acıyı kim dindirdi? F.Bahçe'ye o kupayı kazandıran İspanya'yı dünya şampiyonu yapan Luis Aragones mi, Beyaz Pele Zico mu, Rıdvan Dilmen mi, kim? Daha ötesini saymayacağım. İnsaf ki ne insaf! Kocaman; ''Efsane Alex'i küstürüyormuş!'' Şimdi anladınız mı üç haftadır; ''F.Bahçe'nin en büyük rakibi yine F.Bahçe'' diye niye yazıp durduğumu? Nitekim sevgili Gürcan Bilgiç de aynı düşünceye gelmiş olmalı ki; ''Futbolcuya dayalı düzenden takım olgusu''na geçilmesi için, ''F.Bahçe çözümü içeride aramalı'' diye yazıyor. Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin; F.Bahçe'yi ne kurtarır? Kocaman'ın vedası mı? Yoksa?.. >>> MIHLAMA Kulüpler, insanlar gibidir. Nasıl ki, yenilen yemeğin lezzetini alabilmek için sağlıklı olmak gerekiyorsa, başarının hazzı için de huzura ihtiyacı vardır. >>> Uyuma TFF! ''En güçlü'' olduğumuz bir dönemde EURO2020'yi elimizden alacak UEFA! Bunu bugünden yazıyorum. Siz de yazın bir kenara. Nasıl mı? Aslında UEFA Başkanı Michael Platini niyetini "Olimpiyat mı yoksa Avrupa mı? Türkiye ne istediğine karar vermeli" sözleriyle, 29 Haziran'da açıklamıştı. Anlamadık. Aralık ayında verilecek karar öncesi şimdi de diyor ki, "EURO2020'ye bir iki ülke yerine Avrupa'da 12 farklı şehir ev sahipliği yapmalı." Bu ne demek? EURO2020 için, "Galler-İrlanda-İskoçya 3'lüsünün adaylığı kuvvet kazandı" demek. İngiltere Futbol Federasyonu Başkanı W.Arthur Philip Louis Mountbatten-Windsor ile Platini ile kapalı kapılar ardında anlaştı demek! Wembley'e bir de EURO2020 finali veriliyor demek. Hem de 2020 İstanbul'un 20 yıldır gerçekleşmeyen "olimpiyat" adaylığı bahanesine sığınarak. Uyuma ey TFF! Platini'den ikinci golü yiyorsun! >>> Ciddiyet! Samet Aybaba kupa yarışında Niğde Belediyespor'a karşı gençlere şans verdi. Peki onlar ne yaptı? Hocalarına teşekkür edeceklerine Aybaba'ya mide spazmı geçirttiler. Gençler, postacı kapıyı iki kez çalmaz. Biraz ciddiyet! >>> Prensip! Metin Diyadin'i aradım. Mutlu başlayan bir hikayenin neden mutsuz neticelendiğini birinci ağızdan anlatmak için. Biraz da başarılı bir teknik adamın, ''Bir maç kaybedildi'' diye görevine son veriliş biçimini bir spor yazarı olarak içime sindiremediğim için. Ulaşamadım. Nihayet konuşmuş Diyadin; "Prensipte uyuşamadık!'' Şaştım kaldım... Oluşturduğu kadro, oynattığı futbol ile kısa zamanda Kasımpaşa'yı bir yerlere getiren bir teknik adam ''bırak'' denilince bırakır mı hiç? Bunun "prensip" neresinde? İşte Türk teknik adamların en kırılgan yanı bu, "mücadeleden kaçmak!" >>> Tolga Ciğerci! Ne Türk kalabildiler ne de Alman oldular dediğimiz isimlerden Tolga Ciğerci. Onun nasıl bir futbolcu olduğunu Viyana'da Erdal Keser'den dinlemiştim. Duydum ki Almanlar Osmaniyeli Tolga'yı Mesut Özil gibi A Takım'a taşıyamamışlar. M'gladbach'ın genç yıldızı "Önce vatan" demiş. Hayırlı uğurlu olsun.