Fener'in Kocaman aşkı

A -
A +

Gerçek mi yoksa yalan rüzgârı mı, F.Bahçe'nin Aykut Kocaman aşkı bu akşam göreceğiz. Malum, bizim medya Aykut Kocaman'a 6 haftalık bir süre tayin etmişti. "Aykut Hoca'nın F.Bahçe'deki ömrü Beşiktaş maçına kadar" diye. İşte o tarihlerde başta başkan Aziz Yıldırım olmak üzere F.Bahçe Yönetimi haklı olarak dağ gibi teknik direktörlerinin arkasında durmuştu. Ancak şu günlerde kulağıma gelenler pek iç açıcı değil. Düne kadar, "Artık F.Bahçe o eski F.Bahçe değil, bu kulüpte artık prensipler oturmalı, bazı şeyler değişmeli!" diyen ve o gün hocalarının arkasında duranlar, şimdilerde "Saha sonuçları önemli. Böyle maçları kazanmalı" diye söylenir oldular. Yazık!.. Ne oldu, F.Bahçe'nin o uzun vadeli hedeflerine? Ne oldu, "F.Bahçe her sahada kendi yıldızlarını üretmeli" diye ortaya konulan projeye ve sarı-lacivertlilerin Kocaman aşkına? Sevgili Şekip Mosturoğlu ne dersin yoksa duyduklarım yanlış mı? Hikmet Karaman mı, Hakan Kutlu mu? Tepe taklak giden Manisaspor nasıl oldu da bir kan değişimiyle zirve yaptı? Nasıl oldu da bu ligin en tempolu ve en etkili oyununu oynayan Trabzonspor gibi bir ekibi kendi sahasında nakavt etti? Bu farklılaşmanın sırrı Hakan Kutlu - Hikmet Karaman değişikliği mi? Teknik adam değişikliğinin mutlak etkisi vardır ancak Trabzonspor'u yenecek o güç ve irade zaten Manisaspor'da mevcut değil miydi? Şahsen o potansiyeli, Manisa'yı çıplak gözle seyrettiğim F.Bahçe maçında vermişlerdi. O maçtan sonra Hakan Kutlu'yu oynattığı pozitif futbol için tebrik etmiş, "Futbolunuzu çok beğendim. Ancak tek eksiğiniz bir son vuruş ustası" demiştim. Gördüm ki Hikmet Hoca o eksikliği Makukula ile gidermiş. İşte bu noktada benim anlamadığım iki soru şöyle: Bir, "Kayserispor bu Makakula'yı neden bıraktı?" İki, "Trabzonspor'dan 5 milyon euro isteyen Makakula, Manisaspor'a nasıl oldu da sudan ucuza gitti?" Güneş'i gölgelemek Trabzonspor yönetimindeki istifaları Suudi Arabistan'da öğrendiğimde şoke oldum. Temel fırkasını hatırlatan bu gelişme için, "Her halde şakadır" dedim. Fakat birkaç telefon görüşmesinden sonra öğrendim ki, haber ayni ile vaki. O an Şenol Güneş Hoca'nın konumunu düşündüm. Böylesine kaotik ortamda bir teknik adam takımını huzur, güven ve cesaretle nasıl bir sonraki maça hazırlayabilir? Teknik adam o iradeyi gösterse bile, böylesine absürt bir durumdan hangi futbolcu etkilenmez? Açıkcası, "Farklı bir çizgi yakaladı, artık bal yapacak konuma geldi" diye düşündüğüm Trabzonspor'u Manisa karşısında aciz duruma düşüren istifacılara soruyorum, Trabzonspor'un Güneş'ini neden gölgelediniz? Nedir paylaşamadığınız şey, gerçekleşmeyen Umut transferindeki açıklayamadığınız Umutsuz gerçekler mi? Yoksa ne? Bilmediğimiz o haklı gerekçenizi açıklayın da tüm Türkiye öğrensin! Şenol Hoca'nın büyüklüğü! Hoca diyor ki, "Sivasspor'u 6-1 yenerek Manisa karşısındaki sonucu kendim hazırladım, tüm sorumluluk bana ait." Diyemiyor ki, "İçerden vurulduk. Yönetim harakiri yaptı." Diyemiyor ki, "Bir hafta önce saat gibi işleyen o güzide takım, maalesef çomak sokulmuş arı kovanına çevrildi." Hoca, bir lidere yakışan olgunluk içinde söylenmesi gereken gerçekleri, "Zamansız" diye yutkunuyor; çünkü henüz maratonun başında! İşte Şenol Hoca'nın büyüklüğü de burada yatıyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.