Finali beceremiyoruz

A -
A +

Öyle traj-ı komik iki gol yedik ki, anlatamam! Basit mi basit, sıradan mı, sıradan, üzücü mü üzücü! Açıkçası içime oturdu, acısı. Yazık!.. Oysa ne büyük hayaller kurmuştuk, "İsveç'e gidip, kupayı alıp geleceğiz" diye. Maalesef!.. Olmadı, olamadı! Final hevesimiz kursağımızda kaldı. Ümit Milli Takımımız, 2009 Avrupa Şampiyonası finallerine giden yolda resmen pişmiş aşa su kattı. Hem de Antalya'da 1-0'la büyük avantaj sağladıkları play-off mücadelesinin rövanşında Belarus'a "Ben yiyemedim, buyur sen ye!" diye ikram ettiler finali. Yazık!.. Unu, şekeri, yağı hatta ustayı da bulup bir araya getiriyoruz da bir türlü helvayı yapıp, ortaya çıkaramıyoruz. İşte bu da bizim eksiğimiz! Final korkusunu bir türlü aşıp, büyük takım olgumuzu Avrupa'ya sunamıyoruz. Hem de Fatih Terim'in 4 adamlı desteğine rağmen... Caner, Serdar Kurtuluş, Aydın Yılmaz ve Ceyhun desteğine rağmen. Hani diyorum, futbolda "Kazanan takım bozulmaz!" diye bir kural var ya, Hami Mandıralı hoca Antalya'da 1-0 kazanan kadroyla dünkü maça çıkmış olsa sonuç daha mı iyi olurdu? Fakat. Belarus Ümit Milli Takımı'na bakıyorum, tam onlardan da 4 adam yok. Üstelik, oyun düzenlerinde de ciddi değişikliğe gitmişler. 4-2-3-1 şeklinde, kontrollü ve kontra atak oynadılar. İki kez pozisyona girdiler, biri kornerden iki gol attılar. Ümitlerimiz ise en az 6 pozisyon üretti, ancak bir tek gol bulamadı. O golü bulabilmiş olsak, bugün İsveç'te final oynayamaya hak kazanmış olacaktık. Olmadı, olamadı, bir kere daha hüsranla sonuçlandı, play-off mücadelemiz.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.