Fransa fena düştü

A -
A +

Zürih'te puslu gece, Gök Mavililer'e gülümsedi! C = Ölüm Grubu'nun finalinde; Fransa ve İtalya, Zürih'in Letzigrund Stadı'nda üç bilinmeyenli denklemi çözmek için buluşmulardı. Gruptan çıkacak 2. takım olabilmek için birinin kazanması gerekiyordu. O yüzden, "risk" faktörü iki takım için de büyük mana ifade ediyordu. İki takım da sahaya 4-4-2 düzeninde çıktı, ancak ikisi de hücumcularını daha öne çıkardılar. Ama kazanan benim favorim Fransa değil, Pirlolu, De Rossili İtalya oldu? *** Futbol: biraz şans oyunu. O faktör ise turnuvanın başından beri Fransa'nın yanında olmadı. Horoz'un golcüleri, Henry de dahil bu turnuvada çakar almaz, çakmak gibiydi. Savunması ise tel maşa saat gibi esprisini kaybetmişti. Coupet ise panayır kalecisi gibiydi, geleni içeri alıyordu. Daha da acısı, teknik adam diye takımı emanet ettikleri adam, bir amatör tiyatrocuydu. Yıldız falı ile oyuncu seçiyor, kahve falıyla taktik belirliyordu. Oynuyordu Fransa'yla... Hal böyle oluncu, düştü Fransa. Hem de fena düştü! *** Daha maçın başında Fransa'nın en iyi adamı Frank Ribery sakatlanması şanssızlıktı. Sonra savunmadaki son adamı Abidal inanılmaz hatalar yaptı, markajındaki adamı iki kez kaçırdı. Toni, birincisinde kaleciyle karşı karşıya kaldı, topu dışarı vurdu. İkincisinde Abidal, Toni'yi indirdi. Slovak Hakem Lubos Michel'in kırmızı kartını Abidal'a gösterdiğinde karar: penaltı ve yüzde yüz doğruydu. Fransa kaldı mı 10 kişi! Üstüne üstlük bir de Pirlo'nun penaltı golü, tuz biber ekti. Fransızlar'ın yarasına... *** İtalyanlar'ın artık sıkmasına gerek yoktu, Benzame dışındaki 10 kişilik Fransa teslim olmuştu. De Rossi'nin, 30 metreden şutu, Benzame'yı da teslim aldı. Çeyrek Finale yükselen İtalyanlar, düğün - bayram etti.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.