samdan
camii
hayirli-ramazanlar

Futbola ithaf olunur

A -
A +

Futbola ithaf olunur Bir duruş. Bir tarz. Bir çizgi. Bazen de bir hareket. Kimliğinizi o an ortaya koyar. İşte eski milli basketbolcumuz Orhun Ene'nin hafızalardan silinmemesi gereken böyle bir anını Dünya Fair Play Komitesi yakaladı ve en büyük ödülle ödüllendirdi. Peki.. Ene'ye Dünya Fair Play ödülünü kazandıran o sporcu çıkışı neydi? Basketbol Ligi'ndeki İTÜ-F.Bahçe maçında takım arkadaşı Reha'nın kaydettiği üç sayılık atışı hakemler saymış ve ama Orhun ''Hayır bu atış yapılmadan önce 24 saniyelik süre dolmuştu, atış geçerli değil'' diye itiraz ederek takımı aleyhine bir karara imza atmıştı. İşte o hareket Ene'nin takımına çok şey kaybettirdi. Ama o erdemli çıkış. Şu an Yıldız Milli Takımı Antrenörlüğü yapan Orhun hocaya hiç de hayalinden geçirmediği bir büyük ödül kazandırdı. Bu ödülü hak eden davranış, gol olmayan pozisyonu gol diye göstermek için ağları yırtan futbolcu kardeşlerime ithaf olunur. M.A.Y. Cazibe! Yanlış okumadınız, ''VAY'' değil ''M.A.Y''. Yani cazibenin adı; Mehmet Ali Yılmaz! Buraya bir nokta koyalım. Şu Trabzonsporlular'ı hiç anlamıyorum! Hele okumuşunu, üniversite görmüşünü hiç mi hiç anlamıyorum. Üniversiteli Trabzonsporlular Derneği ve Taraftarlar Birliği 14 bin 200 kişi arasında bir anket yapmış. Laf aramızda, Türkiye'deki genel seçim anketlerinde bile bu kadar denek kullanılmıyor. Soru şu; ''Trabzonspor'a başkan kim olmalı?'' Sonuç mu, şaşırtıcı. Yüzde 32.. M.Ali Yılmaz! Yüzde 21.. Haluk Ulusoy! Yüzde 16.. Bahri Köse Yüzde 15.4 Ahmet Ağaoğlu. Dikkat edin, Trabzonspor'u müessese yapmak için inanılmaz gayretler sarf eden Özkan Sümer ve Faruk Özak'ın esamesi bile okunmuyor. Şu andaki seçimin ekip olarak en güçlü ismi yani mevcut başkan Atay Aktuğ ise yüzde 10.1 ile ancak 5. olabilmiş üniversitelilerin anketinde. İnsan bu sonuçları görünce ister istemez, ''Bu üniversitelerde 'ekip', 'takım' ve 'ekip bütünlüğü' kavramları hiç okutulmuyor mu, okutuluyorsa şu kongre gününde nerede M.Ali beyin ekibi?'' diye soruyor. Bu sorulara bir cevap alamayınca da insanın aklından ''Daha fazla kandırmayın M.Ali beyi'' demek geliyor. En keyifli derbi Kanaatim o ki, G.Saray - F.Bahçe derbisi en az M.United maçı kadar heyecanlı, renkli ve mücadeleci olacak. Şike ve şiddet olaylarından sonra futbola sırtını dönen insanlara eminim ki futbolu yeniden sevdirecek sımsıcak bir derbi. Tahminim mi? Bu derbinin favorisi de, plasesi de yok. Ama sürprizleri çok. Neden mi? F.Bahçeliler de biliyor ki Türk futbolunun iki büyük zaferi ard arda yaşamak adına ''istikrar'' gibi ciddi bir sorunu var. Ayrıca G.Saray böyle maçların havasını değiştirebilecek Hakan Şükür ve Necati gibi ustalara, Tomas ve Song gibi başarılı savunmacılara Orhan Ak, Sabri ve Ayhan gibi formda oyunculara sahip. F.Bahçe'nin en önemli silahı M.Aurelio ise bu derbide yer almıyor. Ama? Futbola fantastik şovları, asistleri ve egzotik golleriyle seyir zevki katan Alex gibi bir sihirbaza sahip F.Bahçe. Nobre ve Tuncay gibi birer patriot gücünde iki büyük silaha sahip. Bir de Serhat var. Biraz egoist ama golcü kere golcü. Son haftalarda kalesinde dev gibi duran Rüştü. Sağda Önder gibi bir genç. Yanında usta Luciano. Solda tecrübesi, dikkati ve yüreğiyle Ümit. Biraz panik de olsa riskler almasını bilen farklı bir Servet'e sahip F.Bahçe savunması. Uzatmayalım iki takım da yıldızlarla donanmış. İki takım da ''güzel futbolu'' hedef alan ve bireysel zenginliklere takım ruhunu katıyor ve tarihi dostlukta tarihi geceyi kazananlar olmak istiyorlar. MIHLAMA Bir insanı hak etmediği övgüler büyütmediği gibi hak etmediği yergiler de küçültmez!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.