Lider Trabzonspor ve Sivasspor'un dünkü mücadelesini büyük bir heyecanla seyrettim. Oyun, muhteşemdi! Ama sonuç, 0-0! Oysa seyirci, mükemmeldi. İnanın, Trabzon Trabzon olalı, böyle coşkulu, böyle arzulu ve böylesine olgun bir tribün yapısına kavuşmamıştı. Fakat hakem Selçuk Dereli şaşırttı beni, daha maçın başında Umut Bulut'u, Hayrettin'in düşürdüğü pozisyona "kayarak müdahale" yorumuyla. Oysa pozisyon açık bir penaltıydı. Sarı kartlarda da standart tutturamadı. Serkan'ın, Mehmet Yıldız'ı çekerek indirdiği pozisyonda ikinci sarıdan kırmızıyı göstermesi gerekirdi, yapamadı, haksız rekabete yol açtı. Sonuca tesir eden hatalar yaptı, disiplini kaçırınca da "itiraz"a bol keseden kart göstererek, yanlışı yanlışla tedavi etmeye çalıştı. Maçın önüne geçti! Yazık! *** Dişe diş, kora kor denilen bir maçtı. İki takım da kazanmak için çıkmıştı sahaya. İlk devre lider Trabzonspor inanılmaz baskı kurdu. O baskıya rağmen ne şut, ne gol atabildi ne de oyunu açabildi! Oysa bu işlerin kilit adamı Selçuk ve Yattara idi. Selçuk bir varlık gösteremedi. Sebep, Sivasspor'un çok iyi takım savunması yapması mıydı, yoksa futbolu tek kişilik gösteriye dönüştüren Yattara'nın o lokum gibi ortalarına gol vuruşunu yapamayan Gökhan, Umut ve Selçuk'un yetersizliği mi? Kanaatim şu ki, F.Bahçe ve G.Saray'ın puan kaybettiği bir haftada, Trabzonspor gücünü ölçerek değil de, "Nasılsa bir şans yakaladık, fırsat bu fırsat" deyip, "Sivasspor'u da yenelim, ligin üstüne toprak atalım" mantığıyla yüklendi, kalabalık savunmayla cebelleşti ve oyunu açıp da gol vuruşlarını yapamadı. Ersun Hoca bunu fark edip de değişikliğe gittiğinde, Sivasspor çoktan toparlanmıştı. İşte o anda fiziği, yüreği ve tecrübesiyle oynayan Song, Mehmet Yıldız'ı etkisiz kılmasa, Balili'yi kilitlemese, Tum'un kaleci Sylvia'nın üzerinden aşırdığı topu çizgiden çevirmese, lider Trabzonspor evinde 13 maçtır kaybetmeyen takım unvanını da koruyamayacaktı. O tek puanı da alamayacaktı!