Çözen var mı? Futbol üstüne rulet oynayanların niyetlerini... Bilen var mı Haluk Ulusoy'un suçunu? Görevini kötüye mi kullanmış? Federasyon bütçesinden haksız kazanç mı sağlamış? Şike, teşvik ve şaibelere aracılık ederek, futbolu mu torpillemiş? Kavrayan var mı olağanüstü kongre senaryolarının perde arkasını... Söylemler ve eylemler karşı karşıya... ''Sayın Haluk Ulusoy seçildiği takdirde Futbol Federasyonu'nu yürütmesinde bir şekli engel yoktur" diyen de, seçildikten sonra "Futbol Federasyonu özerk bir kuruldur. Genel kurulda karar verildi, federasyon başkanı seçildi. Seçilmesinde hukuk açısından bir mani yoktur. Sayın Ulusoy yönetimi işbaşındadır. Devlette ciddiyet vardır, devlette küslük ve dargınlık olmaz" diyen de Spordan Sorumlu Devlet Bakanı, Sayın Mehmet Ali Şahin'dir. Ancak, aynı Şahin'in bitmeyen Ulusoy mücadelesinin sırrını çözebilen var mı? Tam 1 yıl geçti üstünden... Ulusoy'la ilgili 40'a yakın dava 4'e düştü ama hâlâ kaos bitmedi. Her gün yeni bir söylenti!.. İşte son gelişme: "Olağanüstü kongre için 15 kulüp toplandı, imzalar yolda!" Şu 15 kulübü biri sayabilir mi; G.Saray, Beşiktaş, Trabzonspor, Kayserispor, K.Erciyesspor ve Denizlispor imzacılar arasında mı? Hadi, onu da açıklayayım... Bu kulüplerin hiçbiri yeni oluşuma taraf değil!.. Nereden mi biliyorum? Kulüpler Birliği Başkanı Özhan Canaydın'a sordum ve öğrendim. Peki... Kazananı, kaybedeni kim, bu kaosun? Birinci kaybeden, Türk futbolu... İkincisi, futbolda kaosu çözemeyen AKP... En başta da 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun'un kendisine verdiği "kongreye çağırma yetkisi"ni son 1 yıllık süreçte kullanamayan Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Şahin. Ki, aykırı çıkışlarıyla, "Siyaset futbola müdahale ediyor. FIFA her an devreye girebilir" görüntüsünü büyük bir ustalıkla veren Melih Gökçek'in ince siyasetiyle AKP puan üstüne puan kaybediyor. Kim mi kazanıyor? Hasta babasının yanında nöbet tutarken, mesai arkadaşlarına "Siz, işinize bakın... Bizim alnımız açık, verilmeyecek hesabımız yok" diyen Haluk Ulusoy... Erzik istemezmiş! Efendim, Haluk Ulusoy, "Buyrun genel kurula gidelim... Alın emanetinizi ne haliniz varsa görün" derse, "Federasyon Başkanı kim olur?" diye kaygıya düşmüş, bir kısım genel kurul üyeleri... Fırsat bu ya, olağanüstü genel kurul meraklıları da ortamı değerlendirme yarışına girmişler. Bir dizi isimler atıldı ortaya... Hamdi Akın, Ali Koç, Ali Doğan!.. Fakat ilginçtir, Şenes Erzik ismi ortada yok... Ayhan Bermek de yok!.. Neden? Bermek için, "Şansını kullanamadı" diyorlar. Peki, Erzik için ne söyleseler beğenirsiniz, "Erzik istemez!" Bu cevaba, nasıl güldüğümü bir bilseniz... Şenes Erzik'in en büyük arzusu yeniden Futbol Federasyonu Başkanı olabilmek. Çünkü, UEFA'da yarıştığı insanların kendisine karşı kullandığı en büyük koz, kendi ülkelerinde Federasyon Başkanı olmaları. Nitekim, Erzik'e "Onursal Başkan" denmesinin sebebi de, Avrupalı rakiplerine koz vermemek için. Gerçek bu... Fakat birileri ısrarla, "Erzik istemez" diyor. Hayır, bu doğru değil... Erzik sonucundan emin olacağı bir seçime gireceğini bilse neden istemesin Federasyon Başkanı olmayı!.. Hadi verin desteği ve görün bakalım, Erzik aday oluyor mu, olmuyor mu? Maskesi değil kendisi gülmeli Güler misin, ağlar mısın? Haber aynen şöyle: F.Bahçeliler, "52 bin gülen Aziz Yıldırım maskesiyle, Başkana 1 yıl hak mahrumiyeti veren Futbol Federasyonu'nu protesto edecekler!" Etmeyin beyler... F.Bahçe, bu ülke sporunun lokomotifidir. Her davranışı mercek altındadır. Yarın, bu protesto için, birileri çıkıp derse ki, "Bize maskesi gülen değil, kendisi gülen Aziz Yıldırım lazım!" O zaman ne cevap verirsiniz? Sevgimiz de, tepkimiz de bir acayip... O yüzden güleriz, ağlanacak halimize...