Güneş'i batıramazsınız!

A -
A +

HASAN SARIÇİÇEK İnsaf! Antalya yenilgisinin faturasını "Büyük takımı küçültüyor. Neden hâlâ Trabzonspor'un başında?" diye Şenol Güneş'e kesmek büyük insafsızlık. Bu konudaki düşüncelerimi, TGRTHaber'de Futbol Gecesi'nde anlattım. Anlatamadıklarımı da burada özetleyeyim. Madde 1. G.Saray yönetimi ve teknik heyeti Florya'da yatıp kalkarken, Trabzonspor nereden yönelitiyor, Trabzon'dan mı, yoksa?.. Uzaktan kumanda ile başarı gelir mi, hiç? Madde 2. Sadri Şener yönetimi, "Büyük takımlarla rekabet edecek" arzu ve inanca sahip mi? Madde 3. Büyük düşünen bir yönetim, kupa kazanan, şampiyon olacak kadroları hiç dağıtır mı? Madde 4. Kaliteli yabancı transferini, "Çocuklarına okul istiyorlar, Trabzonspor'a 5 milyon EURO'ya gelmeyenler, İstanbul'a 1 milyona gidiyor", diye özetleyen bir irade, yabancıları Trabzon'da yaşamaya ikna edebilir mi, hiç? Daha birçok madde sıralayabilirim ama bu neyi halleder? Karar verilmiş bir kere, suçlu, Şenol Güneş. Yapmayın.. Bu, haksızlık. Hoca her sezon Trabzonspor'a yepyeni takımlar kuruyor. Hem de çoğu, "sönmüş" yıldızlardan. Yeter ki, gör ve kıymetlendir. İşte golcüler: 2005-06: Fatih Tekke (21), Yattara (7), Gökdeniz (6) 2006-07: Umut (15), Ersen Martin (11), Gökdeniz (8) 2007-08: Umut (14), Gökdeniz (11) 2008-09: Gökhan Ünal (15), Umut (14) 2009-10: Umut (11) 2010-11 Burak (17) 2011-12 Burak (32 gol). Bitmedi, Selçuk, Ceyhun, Engin, Egemen de cabası. Bu yıldızlardan kalan var mı? Söyleyin, bu tablo kimin eseri Güneş'in mi yoksa?.. Hayır, Güneş'i batıramazsınız! O, her karanlık gecenin ardından yeniden yükselerek doğar. Ama siz elinizdekileri tutamazsanız, büyüklerle nasıl boy ölçüşürsünüz? ---- Limitsiz tırmanış! Antalyaspor ve Mehmet Özdilek gerçeği; sabır, irade, azim ve gayretle bütünleşen büyük bir aile başarısıdır, hikayesini haftaya anlatacağım. --- Oğuzhan destanı! Başlık, Ömer Çetin'e ait... Mersin İdman Yurdu maçını; "Oğuzhan'dan önce ve sonra" diye ikiye ayırmak lazım. O şiir gibi oynayan, topu rakibinin sağından atıp, solundan geçen ve bir gol atıp, bir de asist yapan Oğuzhan hakkında herkesin ortak fikri; "Türk futbolu yeni bir yıldız kazanıyor." Ne büyük saaddet. Dilerim, yanılmayız. "Nazarlık" sayacağım "Kırmızı kart", tamamen tecrübesizlik eseri. Yoksa, kartlar böyle basit görülmez; futbolcu eline sahip olur. Topa müdahalesi ve rakibe şarjları "nizami" olur. İnanıyorum ki; temel eğitimi doğru alan genç yetenek bu açığını da zamanla kapatacaktır. Diyeceğim şu; hüner, yeteneklere sahip olmak değildir onlara inanıp forma verebilmektir. İşte Samet Aybaba bu cesareti gösteren kişidir. Yardımcısı Recep Çetin, kondisyonerler Ersin Aka ve Eren Şafak'ın gayretiyle Mustafa Pektemek dışında takıma önemli bir sakatlık yaşanmaması da Aybaba'nın ekibinin gücüdür. Ki, o birliktelik; dağılmış takımı toparladı. Aybaba'nın yönetiminde kolej takımı gibi oldu Beşiktaş; dayanışma, yardımlaşla, arkadaşlık, inanç, azim, irade ve kazanma arzusuyla. Her geçen gün de trendi yükseliyor. Fernandes'deki değişim inanılmaz. Holokso, Sivok, İbrahim Toraman, Ersan, Hasan ve Almeida hatasız oynuyor. 2. Kaptan Necip ise iş başa düştüğünde örnek kaptan nasıl olur, cümle aleme gösteriyor. Helal olsun. Sonuç? Beşiktaş bu sezon taş olup baş yaracak orası kesin. Hem de Oğuzhan gibi yetenekleri futbola sunarak. --- Bugün ve yarın! Renkler de kalpler de aynı heyecanda birleşmeli: Bugün, Cluj karşısındaki G.Saray için... Yarın, Limasol önündeki F.Bahçe için yükselmeli alkışlar. Çünkü; futbolumuzun bu birlikteliğe her zamankinden daha çok ihtiyacı var.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.