Şenol Güneş, anlamlı bir çıkış yaptı, İspanya'dan. "Şüphem var. Önceden suç yokken suçlu arayanlar, şimdi suç varken suçluyu bulamıyor. Böyle bir ülkede yaşıyoruz, işte. İspanya'da futbolcu hak arıyor. Ülkemizde ise ne futbolcu, ne de antrenörlerin söz hakkı var. Futbolun sahibi olmayan bir ülkede çirkinlik ve kirlilik biter mi?" Güneş sistemi, sorguladı. Fakat ne duyan oldu, ne de anlayan. Gümbürtüye gitti, Hoca'nın o şok eden çıkışı. Yazık! MIHLAMA Aşağılık üstünlüğün, kötülük ise iyiliğin aynasıdır. Düşen yükselir. Yeter ki, niçin düştüğünü bilebilsin! TFF'nin kararını doğru okumak! Herkes aynı resme bakar ama farklı okur, bu izafiyet teorisinin bir sonucudur. Kimseyi farklı okudu diye suçlayamazsınız. "Özerk" TFF, şike soruşturmasında "nihai olmayan" bir karar açıkladı. Vay, efendim böyle karar mı olurmuş! Doğru, olamaz, bu ara karar! Adalet adına soralım; "Dosya tamamlandı mı? Deliller net mi? Sanıklar savunmasını yaptı mı? Gizlilik kararı kalktı mı?" Cevap mı, maalesef! Soruşturma da dinlemeler de sürüyor, her gün yeni bilgi ve belgeler eklenerek. Elde olan; 35 tutuklu, 26 klasör ve 11 bin sayfalık, çerçeve rapor! Yani, esasın yüzde 35'i. Böyle tarihi bir karar için yeter mi bu, yetmez! Birazcık hukuk nosyonu olan bilir ki, TFF, buna göre ne disiplin soruşturmasını başlatabilir ne de küme düşürebilir! Zira idam mahkumuna bile "son sözün ne?" diye sorarlar. Bu aşamada ne yapabilir? Etik Kurul'un raporuna göre kusurlu görülenler tedbirli olarak Disiplin Kurulu'na sevk edilebilirdi, UEFA bilgilendirilebilirdi, zaten ikisini de yaptı TFF. TFF için dosya kapandı mı, hayır! Ara karara bakıp da "Dağ fare doğurdu?" sananlar, gaflete düşer. Kararı doğru okumalı... Şaibe altında olanlar için soruşturma yeni ifadelerle daha da derinleşmekte. Mehmet Ali Aydınlar'ın açıkladığı o ara "Karar"ı kim, nasıl değerlendirirse değerlendirsin, benim yorumum şu: TFF üstünde "gizlilik" olan bir konuda, işi oldu bittiye getirip, bıçak gibi kesip atmamakla en doğru olanı yaptı. Aksi yeni kaoslara davetiye çıkarmak olurdu. Düşünün, soruşturmaya muhatap olan bir kişi değil, bir kulüp değil, yüzü aşkın futbol adamı ve 19 maça taraf olan kulüp var ortada. Bu durumda Federasyon'un yerinde siz olsanız, 80 yıllık futbol tarihine milat olacak kararı, oldubittiye getirir miydiniz? Getirirseniz, bunun adı hukuk olur mu, asla! Diyeceğim şu, adalet aceleye gelmez. Adalette, duyguya da taraftarlığa da yer olmaz. O halde, sabır ve sağduyu ile iddianameyi beklemeli. İki ay mı, üç ay mı sürer bilmem. Ama bundan sonra futbolumuzun maddi ve manevi değerlerini korumak adına her adımı; doğru, dikkatli ve hukuka uygun atılmalı ki, karar, emsal olabilsin. Aksi takdirde hukuk olur guguk! İHA'nın farkı! İHA, sporda yılın haberciliğini başardı. Tebrikler... TFF Yönetim Kurulu Üyesi Hüsnü Güreli'nin "Beşiktaş'ı da kurtardık sayemde" gafını görüntüleyerek. Sorarım, o makama Beşiktaş'ın yabancı hakkını korumak için mi, seçildiniz, Sayın Güreli? Öyle düşünüyorsanız hemen istifa edin! Değilse, lütfen, üstünüzdeki formayı çıkarın. Zira yanlışı düzeltmeye çalışırken dilediğiniz, özür bile gafınızdan büyük. Yazık! Bayrak yarışı! Yunus Akgül, Mehmet Atalay ile geldiği GSGM'de spora adam gibi hizmet etti. Bakan değişti, Sayın Suat Kılıç'a istifasını sunup, "Ekibinizi istediğiniz gibi kurun" dedi. İşte, adamlık budur. Duyuyorum ki, Akgül'ün yerine Alpaslan Baki Ertekin gelecekmiş. Hayırlı uğurlu olsun. Ertekin de, her parmağında marifet olan bir yönetici. Umarım, bu bayrak yarışında, Türk sporu yeni hedeflere taşınır. Erdener'in mektubu! TMOK Başkanı Prof, Dr. Uğur Erdener'den bir mektup geldi. Diyor ki, "İstanbul 2020 için takım oyunu oynayacağız. Tamamen yeni bir düzenleme ve heyecan ile başlatılan bu girişim sonunda olimpiyatları İstanbul'a kazandıracağız!" Dilerim, lafta kalmaz bu büyük arzu, Sayın Erdener!