Gurur ve hüzün!

A -
A +

Başlangıç muhteşemdi... Fakat, ilk defa golle başladığımız bir maçı, zaferle bitiremedik. Maçın büyük bir bölümünde mahkum oynayan Almanya'ya, birbirinin kopyası üç golle teslim olduk! Yazık!.. *** Oysa Almanlar şaşkındı. Nasıl şaşırmasınlar ki; ilk 35 dakikada Lehmann'ın kalesine tam 13 füze gönderdimişiz. İki kere direkten dönüp. bir gol bulmuşuz. Bilmiyorum var mı; bırakın EURO2008'i, Avrupa tarihinde Almanları bu kadar pespaye duruma düşüren bir başka takım? Bilen varsa söylesin! Aurelio ile, Hamit ile topu yere indirip de, biraz tempo yükseltip, rakip kaleye indiğimizde, Alman savunmasının nasıl tenekeye döndüğünü dünyaya defalarca gösterdik. *** Sistemleri silmişti Fatih Terim... "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için oynuyorduk". En uçtaki Semih savunmadan top çıkarıyor, en gerideki Sabri öne çıkıp, şutlar atıyor. Kazım bir sağ, bir sol kanatta rolünü iki kişilik oynuyordu. Maestromuz Hamit hem oyun kuruyor, hem de Almanları radar gibi peşine takarak, az adamla yakalanmasını sağlıyordu. Aurelio kırk ayaktı sanki. Maçı çok yönlü oynuyordu. Savunmada Gökhan-Mehmet Topal, biraz aksasa da her şey mükemmeldi... Kazım'ın dövdüğü direklerden dönen bir topta Uğur, Lehmann'ı bacak arasından avlayınca keyifler katmerlerdi. Allah'ım bu ne inanç? Bu azim ve bu ne muhteşem bir ruh!.. *** Fakat!.. Tam seviniyorken, Podolski'nin ortasında ön direkte biten Schweinsteiger topu ağlarımıza yollamaz mı! Ah be Mehmet'im topa neden ilk basan sen olmazsın? Ah be, Rüştü'm Almanların Portekiz maçını hiç mi seyretmedin. Klose ve Lahm'a nasıl izin verirsin? Yazık!.. Bu rüya buraya kadarmış! Olsun, İtalya, Fransa, Hollanda ve Portekiz'in diz üstü çakıldığı bir turnuvada, Türkiye'nin yarı final oynaması ve o finalde üç kupalı Alman devine diklenişi bile bir gururdur.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.