Gururumuzsun Çakır

A -
A +

Mutluyuz. Sadece Şenes Erzik, Levent Bıçakcı, Süheyl Önen, Zekeriya Alp ve Yıldırım Demirören'in değil, bütün milletin gözlerinin içi gülüyor. Ne de olsa özlemişiz gülmeyi... Sebep mi; Türk hakemliğinin Cüneyt Çakır'ın şahsında Avrupa'da alkışlanıyor olması! Tebrikler. Düşünün; Doğan Babacan ve Ahmet Çakar'dan sonra ilk defa bir Türk hakemi Avrupa Şampiyonası'nda görev alıyor. Hem de başarıyla... Yıllarca, "Niye Türkiye'den hakem yok!" diye kızıp öfkelendiğimiz Erzik'in başı şimdi öyle dik ki... Sağ olsun Çakır, Ukrayna-İsveç maçında kendine olan özgüveni, futbolcularla olan sağlıklı iletişimi, başarılı temsil ve yönetimi ile gönüllerde taht kurdu ve hâlâ herkes onu konuşuyor. Ne büyük mutluluk bu. İtiraf edeyim; yıllardır bu ülkede sporu yazan, anlatan biri olarak mest etti beni Cüneyt Hoca... Duygulandım, etkilendim ve gururlandım. Ama bu kadarı bana yetmez. Geriye dönüp Hoca için bizzat yazdığım, anlattığım cümle - olumsuz - eleştirileri toplayıp zihnimde çöpe atmam için başarıların daim, yolun final olsun Hocam! Futbola ısınıyoruz Malum, koca yılı "şike"yi tartışarak tükettik, ne kazandık, hiç. Futbolu bile konuşamadık. Şike, teşvik; "var mı, yok mu?" bir kanaat hâsıl olmadı, adaleti hâlâ paranoyalar üstüne tesise çalışıyoruz. Yazık! Neyse ki imdada 2012 Avrupa Şampiyonası yetişti de iyi niyet ve güzel oyun sayesinde futbolu hatırladık. Üstelik henüz final olgunluğuna da ulaşmadığımız halde, Rusya, Çek Cumhuriyeti ve Hırvatların futbolu ile ısındık. Almanya, her zamanki Almanya; "Biz turnuva takımıyız" olgunluğu içinde. Fransızlar toparlanmış. İngilizler kendi benliğinde yükseliyor. Ronaldo'ya, Nani'ye rağmen Portekiz futbolu SOS veriyor, Danimarka maçı çare olur mu, bilmem. Ama Alemida ve Q7'nin de yer aldığı takımın "Yenilenmesi kaçınılmaz." Piontek'in eski yardımcısı Morten Olsen yönetimindeki Danimarka bilinen çizgisinde ilerliyor. Ama beni mest eden tek kişi; 35'lik efsane Sheva! Vatanın her yeri bir hazine Gittim, gördüm! Bize, bir gün için de olsa Adıyaman'da doya doya Anadolu havasını teneffüs imkanı verdiği için Mehmet Vural dostuma teşekkür ediyorum. Adıyaman Valiliği, Belediye Başkanlığı, Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürlüğü ve Spor-Der'in SODES Projesi kapsamında "Sporda Sosyal Sorumluluk Projesi" konulu panele katıldık, Anadolu insanının o paha biçilemeyen sıcak ve samimi dostluğuyla tanıştık Adıyaman'da... Saffet Sancaklı, Mustafa Karagöl ve Mehmet Şeyho ile yoğun, yorucu ama inanılmaz keyifli bir program oldu. Sevgili Şeyho, "az konuşayım" diye olsa gerek kendi işi moderatölüğü, "O bizim pirimiz" taltifi ile üstüme yıktı... Söz ustasının yanında pot kıracağım diye ödüm koptu. Şükür, hakkından geldik de fırsat vermedik Şeyho'ya. Panel bir yana Adıyaman'da yeniden dünyaya gelmiş gibi tazelendik. Ne de olsa özlemişiz; o yürekten dostluğu, samimiyeti, kardeşliği... Hele Nemrut gezisi, bitirdi beni... Tırmanış sırasında 85'lik emekli bir öğretmen teyze oturdu yanıma, başladı, anlatmaya; "Bu otun adı kenger, tazesiyle yemek yaparız; tohumları ile kahve, basura ve linete iyi gelir. Kökü çay gibi kaynatılıp içilir, sancıya iyi gelir." Sıra kekiğe gelmeden tırmanışa da sohbete de devam ettik... Tam zirveye vardığımızda, güneş doğuyordu... Ama bir başka doğuyordu. "Bak evlat" dedi teyze, "Vatanın her yeri bir hazine ama kıymetini bilene!" En fedakâr Beşiktaşlı Bir adam, isteyerek elini ateşe uzatır mı, uzatmaz. Ama bir adam var ki, ateşten gömleği gözünü kırpmadan giyiyor. Kim mi bu kara sevda? Tam 600 milyon liralık borcun altına gövdesini koyan Beşiktaş Başkanı Fikret Orman. İşin tuhafı; Beşiktaş sevdası konusunda Orman herkesi kendi gibi gördüğü için, "Şimdi feda zamanı" deyip, fedakârlık bekliyor, herkesten. Tabii, "En fedakâr Beşiktaşlı olmak" kolay değil, çağrıyı duyan ya dirsek gösteriyor ya da "Ben almayım" deyip, ayrılık şarkısı söylüyor. Uzatmayalım; başkanın çağrısına gönülden destek olan tek kişi Ersan Gülüm, helal olsun. Ama? Böyle günde ayrılık şarkısı söyleyenleri de defterin bir köşesine yazıyorum. "Beşiktaşlılık duruşunuza ne oldu?"

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.