Kadıköy'de son 10 yılın en heyecanlı, en güzel derbisini seyrettik dün hem mücadele hem de örnek ev sahipliği olarak. Tebrikler! İşte futbol kültürünün emrettiği güzellik bu. ''Aman dikkat! Sakın gaza gelmeyin!'' diye uyardı Aykut Kocaman. , F.Bahçeli futbolcuları maç konuşmasını yaparken. Dedi ki; ''Kağıt üstünde bizi favori gösteriyorlar. Kesinlikle bu havaya kapılmayalım'' O da ne? Sanki Aykut Hoca'nın tarif ettiği G.Saray maç başlar başlamaz sahne almıştı. Tam 5. dakika oynanıyordu ki; Sabri'nin iki kez deneyip de ilerleyemediği sağ kanattan Elano füze gibi geçti ve ceza sahası içine ''İşte meziyetim'' dercesine yerden çok ince bir pas attı. Nasıl bir çabukluktur bilmem Pino sanki ışınlanmışçasına o topla buluştu ve kaleci Volkan'ı jet gibi geçtikten sonra dar açıdan topu kaleye vurdu! F.Bahçelilerin ''Yüzde yüz gol'' diye bakamadığı o topu Gökhan Gönül son anda çizgiden çevirmez mi, bravo doğrusu! Ardından bir pozisyon daha bu kez sol çaprazdan ama kaleci Volkan Demirel'in son anda yumrukladığı o şutu da çeken Pino! O an; Hagi-Tugay ikilisinin oturduğu G.Saray kulübesine baktım, ''Bu takımın kanlarını harekete geçiren sihirli el hangisi?'' diye. Elano ve Pino'nun canavarlaşan oyun iştahı ve Neill'in o müthiş bazukasının sebebi, bir haftada üç teknik adamla çalışmak olamazdı herhalde. İçime bir kurt düştü; ''yoksa'' dedim eski antrenör Mustafa Yücedağ'ın ''Oyuncular, Rijkaard'ı provoke etti!'' iddiası doğru muydu? G.Saray kendi oyuncularının ihanetiyle karşı karşıya kalmış olabilir miydi? Bu korkunç şüphe, inanın G.Saray'ın F.Bahçe derbisinde alacağı sonuçtan çok daha derin manalar içeriyordu. Kaygılar bir tarafa... Derbiden çıkardığım asıl sonuç; Hagi'nin Arda, Baros, Kewell ve Mehmet Balta'sız G.Saray'ın kimyasıyla oynadığı ve ortaya daha ilk maçında keyifle seyredilen; 6 oyuncuyla öne doğru oynayan etkili, diri ve mükemmel bir takım çıkarmış olmasıydı. O takımın en çok dikkat çeken ismi, Elano'ya Hagi'nin verdiği görev, tıpkı yıldızlaştığı Brezilya Milli Takımı'ndaki gibi sağ çizgiydi. Eh, bir insanın ruhu okşanır da o futbolcu oynamaz mı, Elano elinden gelenin en iyisini yaptı dün gece. G.Saray'ın tek eksiği goldü, onun için bir başka bahara, diyelim. Sonuçta dün gece F.Bahçe karşısında seyrettiğim G.Saray son 10 yılda Kadıköy'de en iyi G.Saray'dı. Belki de G.Saray adına en büyük kazanım buydu. F.Bahçe ilk yarıda rakibinin güzel oyunun etkisinden kendini kurtaramadı. Ne Lugano ileri çıkabildi ne de Gökhan Gönül-Dia ile Caner-Stoch ikilisi kanatlardan öne top taşıyabildi. Ama ikinci yarıda F.Bahçe fırtınası esti. Alex, Niang ve Stoch neler kaçırdı neler. Acaba dedim, Aykut Hoca, maça Alex yerine Semih'le başlasa daha mı iyi olurdu?