Hamzaoğlu farkı!

A -
A +
Altı maç; 16 puan. İşte Galatasaray'ın Prandelli sonrasındaki hızlı yükselişinin sırrı, Hamza Hamzaoğlu'nun bu sihirli dokunuşunda saklı. 
O öyle etkili bir dokunuş ki, Galatasaray'ın kimyasını değiştirmiş. O kendi kendini inkâr eden Galatasaray gitmiş yerine kükreyen gerçek bir Aslan gelmiş. 
Öyle ki, "küskün" denilen Sneijder bile aşka gelmiş, ölümüne oynuyor, yetinmiyor rakibiyle oynuyor, Veli'yi taca atıyor. 
Kırmızı kart, normal mi, normal, "o harekette ne var?" demenin alemi yok. Düşüncesi bile kırmızı kart o hareketin, Cüneyt Çakır kararında haklı.
Fakat Slaven Bilic, Galatasaray'daki bu değişimi çözememiş, oyun planlaması yanlış, hamleleri yanlış, 11'e 10 kaldıktan sonraki çabaları ise yetersiz. 
Melo'nun golü mükemmel ama Beşiktaş'ın tipik yan top zaafı. 
Artık gerisini siz tartışın, bu futbol, bu kadro, bu lig,  bu takımı şampiyon yapar mı yapmaz mı? 
Evet, bir takım yediği 13 golden 10'unu maçın ikinci yarısında yiyorsa o takımın ya oyun disiplininde, ya fizik kapasitesinde ya da oyuna başlarken gösterdiği azami dikkatte -odaklama sorunu- var demektir. Kanaatim o ki; Beşiktaş'ta bunların üçü de mevcut olup, kırılma noktası da bu üç konuda özetlenmektedir. Çözüm mü, devre arası geldiğine göre eminim ki, Slaven Bilic bu konuya en az yeni transferler kadar kafa yoracaktır. 
Beşiktaş'ın halletmesi gereken arızalardan biri de olur olmaz gördüğü kırmızı kartlardır. Daha iki hafta önce takım halinde kupa maçında iptal ettirdikleri bir kırmızı kart yüzünden fair-play'e aday gösterilen bir takım, ligin daha ilk yarısında toplam 7 kırmızı kart görüyorsa ve bunların çoğu da itiraz ve oyun dışı sebeplerden oluyorsa orada durup düşünmek lazım...

MAÇIN ADAMI
Felipe Melo
KIRILMA ANI
Bilic'in derbi korkusua

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.