Havutçu'nun suçu ne?

A -
A +

Vah ki, vah!.. Beşiktaş Teknik Direktörü Tayfur Havutçu'yu yerli yersiz o kadar çok eleştiren var ki, şaşırıyorum. İnsaf be! Söyleyin, bir genç sendeledi diye ona sıfırı tüketmiş insan muamelesi yapmak, hak mı? Şu eleştirilere bakın: "Havutçu'dan Beşiktaş'a fayda gelmeyeceği en başında belli iken Metris'ten çıkar çıkmaz niye görev verilmiş?" Bitmedi, devam ediyor: "Beşiktaş Kulübü, Hoca'yı rehabilite etme merkezi mi?" Yapmayın, beyler! İstatistiklere bakıyor ve vicdan terazimde "Havutçu gerçeği ne?" diye sorguluyorum, kendi kendime. Önümde iki tablo var, biri ak, diğeri kara... Ak olanı; 2010-11 süreci ki, Beşiktaş, Süper Lig'deki 9 maçın 5'ini kazanmış, 3'ünde berabere kalıp, sadece bir maçı kaybetmiş. Ziraat Türkiye Kupası'nda 3 maçta 1 galibiyet, 2 beraberlikle kupayı kaldırılmış. Hiç de fena bir istatistik değil, çiçeği burnundaki genç teknik adam için bu. Nitekim kendisine "Yerli Mourinho" benzetmesi yapılmış. Ama 3 Temmuz travmasında düştüğü hal acı, tabii ki... O, öz güven ve saygınlık örselenmiş, ötelenmiş, hatta o sağlam karakter sindirilmiş... Fakat, sevindirici olan yanı şu, pes etmemiş, "Temimiz. Teknik adamlığa devam edeceğim" demiş. Ligde 6 maçta 4 yenilgi 1 beraberlikle elde ettiği sonuç, tam bir felaket. Ama iyi düşürseniz; yıllarca uğraşıp da geldiği noktada her şeyini bir anda sıfırlayan birinin yaşadığı o psikolojik etkinin benliğinde açtığı tahribatı aynı hızla kapamanın mümkün olmadığını anlarsınız. Biraz sabır ve saygıdır, beklediğiniz... Dönemin Beşiktaş yöneticileri de böyle düşünmüş olmalı ki, limon posası gibi kenara atmamışlar Havutçu'yu. Niçin, Beşiktaş'a olan aidiyetine ve yeniden bir şeyleri başaracağına inandıkları için, A2 takımından Mertcan, Caner ve Hasan gibi gençleri kolaylıkla A takıma kazandıracağına inandıkları için. Fakat hayır! Adın çıktı mı 9'a inmez 8'e, bu defa geliş yöntemi; "Carvalhall'in ayağının altına muz kabuğu koyup kaydıran entrikacı"ya çıkmış. İnsaf, beyler! Ama vur düşene... Bu durumda Havutçu'nun muvazenesi bozulmasın da ne yapsın? Maalesef, iyi ile kötü olmak arasındaki fark bir turnusol kâğıdı inceliğinde, bizde. Oysa Beşiktaş'ın içine düştüğü durumun tek sorumlusu Havutçu değil ki, bunu onun sırtına yüklemek hem hocaya hem de Türk futboluna haksızlık. Değil diyorsanız, anlatın "Yerli Mourinho" dediğiniz Havutçu'nun suçu ne? MIHLAMA İnsanın kendi kendini yenmesinden daha büyük bir başarı yoktur. Cervantes Volkan mı, Muslera mı? Sormak lazım, "Hangisi daha iyi kaleci, Volkan mı, Muslera mı?" G.Saray-F.Bahçe derbisi gösterdi ki, "Muslera ne kadar kariyerli olursa olsun kalecilikte Volkan'ın eline su dökemez!" Benim vereceğim cevap bu. Hiç kimse kusura bakmasın... Çünkü Volkan, G.Saray maçındaki inanılmaz kurtarışlarıyla F.Bahçe'yi şampiyonluğa ortak etti. Uruguaylı kaleci ise Stoch'un golünde ters tarafa atladı, maçı da verdi, avantajı da. GÜNÜN SORUSU Dünya neden ilgisiz? G.Saray-F.Bahçe maçı dünya derbisi ise dünya televizyonları bu maçı neden yayınlamaz? Cevabını bilen varsa söylesin lütfen... Yoksa futbolumuzun kalitesi üstüne biraz kafa yorsun. Piontek'e bir çift söz Sepp Piontek, diyor ki, "Futbolda şike olayı dünyanın her yerinde yaşanıyor. Ama futbol da oynanıyor." Doğru da hocam, dünyada her fiilin bir karşılığı yok mu? IHT-Sport Business Zirvesi! Sporun zirvesi; 2012 Avrupa Spor Başkenti İstanbul'da buluştu. The International Herald Tribune'ün öncülüğünde Çırağan Palas Kempinski'de başlayan IHT-Sport Business Zirvesi. spor gazetecileri, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Doç.Dr. Yusuf Davran başta olmak üzere sponsorlar, global spor figürleri ve devlet bakanlarını bir araya getirdi. İlk gün, sporun finansal boyutu, pazarın büyümesindeki etkiler, network ağı, yatırım seçenekleri, risk ve kazançlar ele alındı. Bir beyin fırtınası şeklinde geçen zirvenin açılış konuşmasını AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç yaptı. Sport Business Editörü Kevin Roberts küreselleşme-ticari fırsatlar, INTERPOL Genel Sekreteri Ronald Noble sporun yozlaşması ve tehlikeleri, Juventus Pazarlama Direktörü F.Calvo, spor altyapısının ticarileştirilmesi, BM Spor Geliştirme Başkanı Poul Hansen ile IOC Başkan Yardımcısı Ser Miang Ng da sportif organizasyonlara adaylık, şehirler ve mirasları konusunu başarıyla sundular. Zirvede bugün de medya, spor, teknoloji ve markaların aynı payda altında buluşması ve spora etkileri ele alınacak.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.