Henry misin Gökhan?

A -
A +

Ne heyecandı ama? Henry misin be Gökhan; o nasıl bir goldü öyle? İçinde bilumum güzellik mevcut; golcü zekâsı, golcü vuruşu, golcü zamanlaması ve golcü hesaplaması. Kısacası, ideal bir golcünün bütün özelliklerini dün gece tek bir vuruşta birleştirdi Gökhan Ünal! ...Ve Ankaraspor'u çökerten öyle bir gol attı ki, ancak o kadar muhteşem olur! İnanın, defalarca hafızamda canlandırıp durdum o kareyi; Ankaraspor ceza sahasının sol ön çizgisi üzerindeki buluşmayı, kademe derinliğinin ustaca hesaplanışını, topu düzeltirken gösterdiği soğukkanlılığı, ayak içiyle yapılan plasenin güzelliğini ve ampul gibi oturan golü ağzım açık seyrettim. Helal olsun! Jeneriklik gol ancak böyle atılır! Ancak?.. Ya o gol sonrasındaki Gökhan'a ne demeli? Hani, "Bir çiçekle bahar gelmez" derler ya, eğer Ankaraspor, o dakikalara bir beraberlik golü sığdırabilmiş olsa, Gökhan'ın Henryvari o sihirli vuruşu, ziyan olup, giderdi. Ersun Yanal, F.Bahçe on birini bozmamıştı. Trabzonspor, Ankaraspor karşısına da 4-4-2 düzeninde çıktı. Ancak hiç acele etmeden, gücünü akıllı kullanarak ve geriye yaslanarak oynadı! Maçın başında Özer'le bir de pozisyon yemelerine rağmen takım bütünlüğü ve oyun disiplinini hiç kaybetmedi. Ancak, gerektiğinde takım halinde hızlı hücumlar planladılar. Kanatlardan Yattara ve Colman'la etkili geldiler. Orta göbekte, Serkan, Hüseyin ve Selçuk takımın en çalışkan isimleriydi. Yattara ilk yarıda çok çalıştı. Gökhan Ünal'ın attığı ve atamadığı tüm gol pozisyonlarının içindeydi. Ayrıca, Ankaraspor'a soğuk terler döktüren; Ediz ile Erkan'ın ters ve Egemen'in kafa vuruşunda da kaleci Senecky'e zor anlar yaşatan pozisyonların hazırlayıcısıydı. Ama tüm bu işleri yapan sanki o değilmiş gibi maçın genelinde sönmüş bir yıldızı oynadı. Yeni transfer Alanzinho, zayıf fiziğine rağmen ilk maçında insanın içini ısıtan bir görüntü verdi. Umut mu? Koca maçta durdu durdu, 1 gol attı ve Trabzonspor'u rahatlattı. Böylece bordo-mavili takım, F.Bahçe maçındaki futbolun üstüne bir şeyler daha koymuş olarak alkışlanmanın ötesinde, zorlu Ankara deplasmanından da altın değerinde 3 puan çıkararak, zirve inadının sürdürmeyi bildi. Tebrikler. Aykut Kocaman yönetimindeki Ankarasporun ise telaşını yenmesi ve zirve takımı olabilmesi için biraz daha zamana ihtiyacı var gibi geldi bana. Ama usta terzinin elinden çıkmayı bekleyen kaliteli kostüm gibi duran Özer'e bayıldım. Öyle etkileyici oyun zekâsına sahip ki, topu üç kişinin arasından tereyağından kıl çeker gibi çekip, sıyrılabiliyor. Çabukluğu, top alışı, sürüşü, vuruşu ile insanı büyülüyor. Ama son vuruşlarda o da panikliyor. Bir de bunu başarırsa Türk futbolu dört dörtlük bir yıldız kazandı demektir! Son sözümüz, maçın hakemi Bülent Yıldırım'a, kaleci Sylva'nın Meye'yi indirişi penaltı değilse nedir?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.