İçim daralıyor! Sadece bedenim değil zihnimi de öyle yormuş ki; tek kelime girmiyor kafama Guus Hiddink'in anlattıklarından. Özetin özeti; ''Ham hum şaralop!..'' Yine de dinlemek için zorluyorum kendimi, dinledikçe içim daralıyor. Maalesef; Hollandalı teknik adam ne beni ne de futbol kamuoyunu ümitlendiremiyor artık. Zira yorgun, bitkin ve özgüvenini kaybetmiş bir görüntüsü var. O haldeki bir teknik adam değil 2 yıl, 12 yıl kalsa acı ve ızdıraptan başka ne verir, ülke futboluna? Peki tek suçlu Hiddink mi? Tek suçlu kim? Ülke futbolunun içine düştüğü açmazın tek sorumlusu kim; Guus Hiddink mi, ona Milli Takımı kayıtsız şartsız teslim eden Mahmut Özgener yönetimi mi, yoksa o günkü Federasyonu seçen güdümlü irade mi? Özgener'in marifeti! Defalarca konuştuk, ''Fatih Terim sonrası Milli Takım ne olacak?'' sorusunu TFF eski başkanı Mahmut Özgener'le. O da her defasında; ''Öyle birini getireceğiz ki, kimse itiraz edemeyecek'' dedi. Sonra?.. ''Kurtarıcı'' diye Rusya'nın görevine son verdiği, Chelsea'nin ücretsiz ''danışmanlık''tan öte unvan vermediği biriyle kapalı kapılar ardında anlaştı. Daha o gün duyurduk anlaşmayı. TFF yöneticileri, bize inat tam 9 ay milletten gizlediler, bu anlaşmayı. Bu kadar olsa iyi... Bay Hiddink'in her isteğine boyun eğdiler. Hem Hollandalı teknik adama, hem de ülke futboluna çok yazık ettiler. Çünkü; o kafanın ''Kurduk'' dediği sistemin bütün organları çöktü maalesef. Şimdi ''Milli Takımlar tek çatı altında toplanacak'' diyerek yeniden yap-boza başladı bizim TFF. İyi de sistemin mimarı kim ve eseri ne? Söyleyin, salahiyetsiz ellerde deneme tahtasına dönen bu ülkeye yazık değil mi? Yazık! Hem de çok yazık! 2012'ye gider miyiz? Azerbaycan'ı yenip, 2012 finallerine gider miyiz? Ne yalan söyleyeyim, ne o geçmişteki rahatlıkla 'yeneriz' diyebiliyorum ne de 2012 hayali için 'finale gideriz' diyebiliyorum. Peki bu endişe niye? Malum, Azeri kardeşleri yenmek yetmiyor. Almanya'nın da Belçika'yı yenmesi gerekiyor. Diyelim oldu ya, eğrisi doğrusuna denk geldi, play-offa kaldık. Sorarım size, o yıpranmış ve yorgun görüntüsüyle Hiddink ordusu zafer kazanacak bir komutan havasını yansıtıyor mu hiç? Hayır!.. Hayır!.. Hayır!.. Aranıyor! Ne zor şey; karanlık tünelde yol almaya çalışan futbolumuzu ümit kırıntılarıyla süslemek için çırpınmak... Açıkçası şu arınma sürecindeki futbolumuzu Mesut kılacak en güzel hikayeyi yazdıracak kahramanı arıyor bütün Türkiye!...