BENİM YILDIZIM Sahada yıldız isimler vardı ama bu gece hiç biri parlamadı... --------------------- Bam teline bastılar Trabzonspor'un! Kasımpaşa maçından önce açıklanan hükmen mağlubiyet kararıyla... Ama?.. Efsane, duygularını yitirmiş çekirge misali sıçraya, sıçraya yol almaya çalışıyor... Savunması savruk... Ferhat ve Serkan ağır aksak, Erdinç ofsayt kuralını hiçe sayıyor, biraz Tayfun, biraz da Celaleddin vaziyeti toparlamaya çalışıyor... Sanmayın ki, Trabzonspor, ligin devlerinden biriyle oynuyor. Hayır, bordo-mavililerin rakibi, 39 yıl önce 2. Lig'de vedalaştığı Kasımpaşa... Üstelik Süper Lig'in de yenisi... Bir dizi de sancılarla bu maça çıkan bir takım. Hoca değişikliğine rağmen Lorant henüz seyirci... Antrenör Serdar Dayat ile maç kazanmaya çalışıyor. Düşünüyorum, "Ziya Doğan ile Kasımpaşa'nın Antrenörü Serdar Dayat'ın uygulama farkı ne olacak?" diye. Açıkça fark göremiyorum, tecrübeli ile tecrübesiz arasında. Çünkü Trabzonspor'un her tarafı yalama vida gibi... Orta sahası bir kara mizah... Ceyhun ve Yattara gibi yetenekler, futbol yerine sek sek oynuyor. Sonradan oyuna Yusuf ile Ömer Rıza dahil oluyor, birkaç heyecanlı pozisyona rağmen görüntü değiştirmiyor. Sanki Trabzonspor gol atmamak için direniyor. Umut'a top çıkmıyor. Çıksa da Umut, kendini hâlâ cezalı sandığı için seyrediyor! Gökdeniz desem, belli ki, Avrupa biletini ayırtmış, fakat dün geceki görüntüsüyle olsa olsa turistik seyahate çıkar. Bordo-mavili tribünler, "Ah Hüseyin ve Ayman!" diye cezalı iki futbolcusunun yokluğuna iç çekiyor. Oysa benim tespitim şu, bu takım içerden sabote ediliyor. Ama bu tavır kime karşı bilemiyorum...