Yüksek tempoda oynanan 15 dakikalık futbol; Angola bilmecesini çözdü? Önce Necati ile skora denge geldi, sonra Nihat ile sevindik... İşte rahatlı.. . İşte zenginlik bu, derken Love'nin golü yüreğimizi burktu!.. Ama Halil "şova devam" dedi. *** Eski bir Portekiz sömürgesi olan Afrika temsilcisi Angola futbolu, Dünya Kupası finallerine katılmayı hak ederek, rüştünü ispatlamış olmasına rağmen bizim için kapalı kutuydu... Acaba Hollanda'nın Sittard şehrindeki Wagner Partners Stadı'nda bu sihirli kutudan nasıl bir sürpriz çıkacaktı? Merak ediyorduk... Hem de çok merak ediyorduk... *** Maç başladığında görüldü ki, "hürriyet" kavramının farkına ancak 1975 yılında varan ve o tarihe kadar bir sömürge ülkesi olan Angola'nın futbol anlayışı "Ya istiklal ya ölüm" tezinin aksine "savunma" üstüne kurulmuştu. Prensip şuydu, "Önce gol yeme, sonra nasıl olsa bir tane atarsın!" *** Özetle, bu defa Türkiye karşısına çıkan rakip, öncekilere hiç benzemiyordu... Gerçi bu takımın da sahaya çıkıştaki düzeni 4-4-2 idi... Ama, sahanın yarısını kullanıyorlardı... Garanti futbol oynuyorlardı... Tek kusurları fazlaca pas hatası yapıyor olmalarıydı... Ama oyun içinde Afrika dansçılarının hareketliliği ve çabukluğunu sergiliyorlardı. Nitekim, çok çabuk sistem değiştiriyor ve bir anda 4-5-1'e dönerek; Ze Kalanga, Akwa, Mateus ve Delgado ile hızlı ve etkili şekilde hücuma çıkarak, kalemizde tehlike oluyorlardı. ...Ve böyle bir pozisyonda kaptanları Fabrice Akwa ile Angola 1-0 öne geçti. Bir topları da direklerden döndü. *** İlk 45 dakika, maçta 1-0 geriye düşen millilerimiz için rakibi tanımakla geçti... Bu arada Milli Takımımız'da form olarak düşen oyuncular vardı... Nitekim Terim ikinci yarıya başlarken, bir topu direkten dönen Tuncay ile Hasan Kabze ve Hüseyin'i kenara alıp, Uğur Boral, Nuri ve Fahri'yi sahaya sürdü. Doğrusu da buydu... Nitekim bu değişiklikle birlikte, yüksek tempoda oynanan 15 dakikalık futbol rakibi çözmeye yetti... Kanatlardan, sağda Hamit ve Mehmet Topuz, solda Murat ve Nuri, önde ise Necati, Uğur Boral ve Nihat ile rakibi bunalttık... Angola savunması düştü ve sonunda Uğur'un harika asisitinde Necati skoru eşitledi... Sonra Nihat'ın estetik ve beceri dolu golü her şeyi özetledi... *** Sonuç, bir maç daha gösterdi ki, savunma hatalarımız devam ediyor. Bir kere daha görüldü ki, maçta geriye düşse de ay - yıldızlı ekip, mücadeleyi asla bırakmıyor... Bence bu genç kadronun Türkiye'ye sunduğu en büyük kazanç da bu... Başarıya olan inanç ve inatçılık.