İnat etme Altaylı

A -
A +

Duydum ki Fatih Altaylı, Özhan Canaydın'ın listesinden yönetime girecekmiş... Habere hiç inanmadım! Ama haber doğru olsa inanın çocuklar gibi sevinirdim... Sevinirdim çünkü Fatih, Başkanı acımasızca eleştiren G.Saraylıların en başında gelse de doğruyu gördüğünde inat etmeyecek kadar akıllıdır, diye... Sevinirdim çünkü G.Saray'da onun gibi bir heyecan adamına gerçekten ihtiyaç var diye... Neyse, uzatmayalım... Tarih, 6 Ocak 2006... Altaylı'nın Başkana yüklendiği günlerde bakın bu köşeden nasıl bir çağrı yapılmış: "G.Saray'ı nasıl bilirsiniz? Sakın bu soruyu bizim Fatih Altaylı'ya sormayın... Hele Hıncal Uluç'a hiç sormayın... Çünkü ikisi de; 'Ölmüş de ağlayanı yok' diyecekler. Peki gerçek öyle mi, değil... Ölçü lig performansı ise asla değil... Çünkü F.Bahçe'yi ilk yarı lideri yapan ve G.Saray'ı 4 puan geriye atan şey, tek maçlık denge!.. O denge maçını F.Bahçe değil de G.Saray kazansa bugün tablo tersine dönerdi. G.Saray ilk yarıyı 2 puan önde lider kapatır ve yerden yere vurulan Başkan Canaydın başa taç edilirdi. Hesap, bu kadar basit. Şimdi şöyle sorulabilir, Başkana yüklenişin sebebi o bir maçlık sonuç için mi, elbette değil. Yüklenişin asıl sebebi marttaki seçim için... Marttaki kongreye Canaydın'ın girmemesi ve Ali Dürüst'ün önünün açılması için... Fakat Dürüst gözü hırs bürümüş biri değil... O, Canaydın'ı yerden yere vuranların silahının sonunda kendisine de döneceğinin farkında ve bu tür zarfa gelmiyor, sadece izleyerek doğruyu yapıyor... Bir tartışma daha... G.Saray'ın kasası tam takırmış! Başkana bu yüzden yükleniyorlarmış... Yanlış insana yükleniyorlar... Çünkü o kasayı Özhan Başkan boşaltmadı... Kimlerin boşalttığını ise beyler herkesten daha iyi biliyor!.. Altaylı'ya buradan sesleniyorum... Elini vicdanına koy ve şu sorunun cevabını açık yüreklilikle ver... Gerçeklere sırtını dönerek 'Vur abalıya' misali Canaydın'a yüklenmenin adı insafsızlık değil midir? Lütfen futbolumuzun gelişimi adına yöntem olarak kavgayı değil, aklıselimi hakim kılacak tarzı seçin!.." Tarih 16 Mart.2006... Sorumu bir öneriyle noktalıyorum... Sevgili Fatih inat etme, Canaydın Başkanın yönetimine gir ve G.Saray için yapacağın ne varsa yap... Büyükler adımına dikkat etsin Öğretmen, öğrencisine sormuş: "Evladım iki kere iki kaç eder?" Bütün sınıf, "Dört" derken Kayserili saf bir üslupla sormuş: "Hocam alırken mi, satarken mi?" Fıkra bu!... Ama gerçek şu; bizim Kayserililerin ticarete aklı pek yatar... Geçenlerde bir uçak dolusu heyet Kayseri'den Dubai'ye ekonomik çıkarma yaptılar. Amaç ticari ilişkileri geliştirmek!... Geziye, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Malikgazi Belediye Başkanı Menduh Büyükkılıç ile birlikte iş adamları; Mahmud Sami Yangın, Şükrü Boydak, Mustafa Boydak, Nurettin Okandan, Mehmet Okandan, Hüseyin Cahit Canıtez, Bekir Güldüoğlu, Mehmet Yayla, Osman Köseoğlu, Suat Sinan Başyazıcıoğlu, Orhan Saki, Zafer Bağkale, Erdal Çınar, Cüneyt Kazezoğlu, Mustafa İçingir, Latif Bostancı, Mehmet Kabak, Yusuf Özkan, Yaşar Öz, Mehmet Ulutopçu, İ.Cengiz Bıçakcıoğlu, A.Özcan Gündoğdu, Mustafa Dener, Kemal Yiğit, Nihat Molu, A.Savaş Ertuğrul, Sadi Korkmaz, Enver Ulutaş, Nur Elmacıoğlu, Ömer Dengiz, Ercan Nalbantoğlu, Necmettin Baktır, Ahmet Özkan, Mehmet Hisar, Ferhat Barut ve Ahmet Kınış katıldılar. Laf aramızda bu heyetin yarısına yakını futbolu bilmez, topu görse bomba diye karakola götürür... Ama Kayserispor onları öyle bir etkilemiş ki, bir F.Bahçe maçıyla birlikte inanın hepsi birer futbol otoritesi olmuş... Hepsinin ağızındaki fikir, Kayserispor ve Erciyes'i markalaştırmak. UEFA Kupası ve futbol endüstrisi lafları var... Büyükşehir Belediye Başkanı Özhaseki 33 bin kişilik yeni stadı öyle bir anlatıyor ki, Avrupa'da onun gibisi yok sanırsınız... İşi, demir çelik olan genç iş adamı Necmettin Baktır, futbol endüstrisi üstüne öyle nutuklar atıyor ki, inanın o konuşmayı F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım duysa hiç tereddüt etmeden Sportif AŞ'nin başına getirir. Uzatmayalım demek istediğim şu... Kayserililer futbolun tadını aldı... Bundan böyle büyükler adımına dikkat etsin...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.