Isaac ve Yattara

A -
A +

Nereden başlayalım? Yattarasız Trabzonspor'un iyi başladığı bir maçı nasıl sıkıntıya dönüştürdüğünden mi? Erken golle öne geçen Antalyaspor'un, Trabzonspor'un kanat baskısı karşısında gücün limitleriyle tanışması ve sonuca rıza göstermesinden mi? Yoksa, büyük camiaların markalarını daha değerli hale getirmek adına, sahip oldukları yıldızları koruma çabalarının öneminden mi? Maç günü de olsa, galiba en doğrusu, kurumsallaşma adına ikincisinden başlamak... Fatih Tekke ve Gökdeniz gibi yıldızları paraya tahvil eden bordo-mavili kulüpte, yönetimler değişse de, değişmeyen gerçek, "yıldızları kesip ay yapma" becerisi. Tebrikler!.. Futbolcu pazarlanması konusunda illüzyonist ustalığını gösteren Sadri Şener yönetimi, "Yıldızlar, 'Ben bu kulüpte oynamaktan keyif alıyorum' diyorsa başımızın üstünde yeri var. Değilse hiç kimse Trabzonspor'un üzerinde değildir" diyor. Bu prensibe saygımız var. Ancak burada duralım ve soralım; Yattara, Trabzonspor'da oynamak istedi mi, istemedi mi? İstemedi. Balıklama atlamadı mı, Katar'ın teklifine? Atladı. O halde yolu açık, şansı bol olsun. Sadri Başkan ne yapacaktı, "Dur, gitme" diye kırmızı halılar mı serecekti, Gineli'nin ayağına? Taviz vermedi başkan. Bence de doğrusu da buydu. Şimdi, Yattara'nın satışı ile 10 milyon euro kasaya girecek. Mevcut 20 milyon euroluk borç, döndürülebilir hale gelecek. Trabzonspor ekonomik açıdan daha bir rahatlayacak? Kim bilir, Yattara'nın bereketiyle takımın havası değişecek. Bordo-mavili yönetim, böylece yeniden küçük yatırımlarla büyük yıldızlar üretecek. Şimdi, hâlâ "Yattara kalsın" diyen var mı içinizde? Varsa, söylesin... Ama Selçuk'a, Isaac'e de haksızlık etmesin. Hayran oldum özellikle Isaac'in performansına dün gece. Büyük bir canlılık getirdi oyuna. Yaptığı nefis kanat ortalarıyla Trabzonspor'u adeta coşturdu. Ancak Gökhan Ünal, Umut ve Cale, Isaac'in lokum gibi ortalarından ilk yarıda faydalanamadılar. Demek ki, hücum gücü yüksek olan ve futbolu önde oynamayı başaran Trabzonspor'un en büyük sıkıntısı attığı 3 gole rağmen hâlâ son vuruşlar. Özetle, Yattarasız Trabzonspor, Antalyaspor maçında daha bir takım gibi geldi bana. Ancak yine de Ersun Hoca son vuruşlar üstüne golcülerini iyi çalıştırmalı. Hani, Colman'ın o şutu, Umut ve Gökhan'ın golleri olmasa, Trabzonspor, F.Bahçe'nin 3, Beşiktaş'ın 2 puan bıraktığı haftada yakaladığı büyük avantajı az daha kabusa dönüştürecek ve yazık edecekti o güzel oyununa. Antalyaspor'un mücadeleci futboluna ve kaleci Ömer'e hayran oldum. Bir de sonunu getirebilselerdi. Sonuçta harika bir maç seyrettik. Hem de yağmurlu bir havada. Yalnız bordo-mavili taraftarlara bir çift sözüm var. Lütfen Fair-Play'den ayrılmayın. Lütfen, ölmüş birini "yuhalamayın."

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.