Doğruları kalite ve verime dönüşen Beşiktaş için artık sadece Türkiye yok; hedefte Avrupa'yı fethetmek var...
Lider önemli ama daha önemlisi final kazanmak değil mi?
Işıklar sönse de; Demba Ba, Mustafa Pektemek, Atiba ve Veli gibi Kartal'ı uçuran usta ayaklar olmasa da; Beşiktaş tarih yazmaya ve insan kazanmaya devam ediyor; hem de Tottenham gibi bir deve karşı, imkânları sınırlı gecede sınırsız mutluluk sunarak.
Helal olsun!
Her türlü kaos anında bile muhteşem bir dayanışma göstererek içeride, dışarıda yol almak; var olmak, bir olmak, takım olmak budur arkadaş. Yeni Beşiktaş bu!
Hakkını teslim edelim bu eser; as-yedek ayrımı yapmadan oyuncularını "Çaresiz anlarda çare sizsiniz" diyerek sürekli diri ve zinde tutan Bilic'in. Bütün camia bu teknik adama inanmış; Slaven Bilic ne der ve ne isterse Beşiktaş'ta o oluyor. Kime şans verdiyse o yıldızlaşıyor, bu takımda. Hem de Tottenham gibi bir dev önünde.
Bakın Necip, Kerim, Olcay, Cenk Tosun nasıl canla başla mücadele ettiler. Hele Atınç'a o dev cüssesiyle giydiği forma ne kadar yakışıyor, as gibi duruyor takımda.
Tottenham da farkında bunun; Beşiktaş'a saygı duyarak oynadılar dün gece. Kaleci Tolga'nın en rahat gecesiydi. Stambouli, Townsend, Paulinho, Chadli ve Soldado; Olimpiyat'ın karanlığına gömülüp gittiler.
Evet, Olcay'ın şutu, Sosa ve Gökhan'ın baskısından sonra Cenk'in golü gelmeseydi; futbol adına haksızlık olurdu.
Son olarak; Olimpiyat Stadı; Beşiktaş'ın karın ağrısı gibi. Seyirci gitmiyor, oynayan da mutsuz, seyreden de. Işıklar bu yüzden mi söndü dün gece bilmem ama bize has gariplikler içinde karın ağrısına dönen o stat, aslında Beşiktaş'ı bu sezon Avrupa'da en çok sevindiren alandır, belirteyim.
MAÇIN ADAMI:
Cenk Tosun
MAÇIN KIRILMA ANI:
Beşiktaş'ın tempo yükseltmesi