İşte Q7 bu!

A -
A +

Yok böyle bir coşmak! Af çıktı... Q7 jet gibi döndü... Ne muhteşem bir dönüş, o! Sadece o mu, Almeida ve Fernandes! Şov üstüne şov yaptılar! *** Malum, yıldızlar yüksekte dolaşır! Kaliteli olan nazlıdır, okşanmak ister. Narindir, örselenmeye gelmez. Şımarıktır; pohpohlanmaktan hoşlanır. Çünkü o farklıdır. Farkını, "profesyonelce avantaja dönüştürme" bilmediği için sorunlardan kurtaramaz kendini. Kimden mi bahsediyorum, tabii ki Beşiktaş'ın şımarık çocuğu Q7'den. Niye mi, bahsediyorum? Eğer, siz, elinizdeki Q-7 gibi bir silahla Atletico Madrid'den turu alacakken yıldızınızı kadro dışı bırakıyor ve bindiğiniz dalı kesiyorsanız, söyleyin bunun adı yöneticilik olabilir mi, hiç, asla! Diyeceksiniz ki, "disiplinden taviz verilmemeli" doğru ama futbolun doğasına yok mu, bunlar? İşte, Carvalhal'in yönetim zaafı bu. Ama iyi tarafı da, "Ben varken o oynayamaz" diyen Carvalhal'in. O da inadında ısrar etmemesidir ki, o güzellik sayesinde Q7 döndü de, Beşiktaş rahatladı. Goller yağmur gibi yağdı. Hele o, inanılmaz marifetiyle Q7'nin iğne deliğinden geçen jeneriklik golü yok mu, mest etti beni. Katıldığım her ortamda Q7'nin Beşiktaş için önemini anlatmaya çalıştım. Fakat ne Carvalhal'e anlatabildik bunu ne de "Kovun gitsin" denilen Portekizli yıldıza. Yazık! Umarım, Q7, muhteşem dönüşü ve o destansı oyunuyla "sahip olduğu yetenekleri sergilediğinde ne kadar kıymetli olduğunu" artık anlamıştır. MANİSA ŞANS TEPTİ Manisaspor, Beşiktaş önünde neler kaçırdı neler? Sadece birkaç pozisyon mu, hayır, ligde tutunma umudunu da yitirdi. Yazık. Oysa Murat Erdoğan ve Ahmet İlhan'ın hazırladığı paslarda Kahe ve Isaac ile öyle net pozisyonlar buldular ki, o toplardan biri maçın başında gol olsa Manisaspor belki de şu an lig için hesap yapıyor olacaktı. Olmayınca olmuyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.