İşte Rijkaard'ın B planı!

A -
A +

Nihayet Frank Rijkaard'ın B planı ortaya çıktı da G.Saray maç kazanır oldu. Önce Rijkaard'ın geldiği günden beri oyunu önde oynayacağına inandığı Arda, Kewell, Nonda, Keita, Elano ve Baros gibi oyuncular topluluğundan kurulu A Planı'nda ne kadar ısrar ettiğini hatırlayalım. Ki, bu yapı, 4-3 kazandıkları Trabzonspor maçında savunma zaafı olarak zirve yaptığı halde eleştirimizi hiç umursamamıştı Rijkaard! O gece "G.Saray'ın takım savunması SOS veriyor, ne diyorsunuz?" dediğimde cevabı, "Bir fazla attığımız sürece sorun yok" olmuştu. Ama o cevap, F.Bahçe maçında kurtaramadı Hollandalı teknik adamı. B planını sorduğumda ise tavrı çok tuhaftı. Şaşırdım. Zannettim ki Rinus Michels'ten daha inatçı biri. Yanılmışım! Meğer, eleştirimizi kulak ardı etmemiş Rijkaard. Nereden mi çıkardım bunu? Tabii ki Sivasspor ve D.Bükreş maçlarındaki orta alanda kurduğu Mehmet Topal, Barış ve Ayhan üçlüsüyle G.Saray'ın pres gücünü artıran olumlu değişikliğinden... Ki, o değişiklikle G.Saray hem rakibin oyununu bozmayı başardı hem de savunarak kazanabileceği çözümü kendi içinde üretti. Zaten bizim de eleştirimiz daha iyisini başarabilmesi için değil miydi? Fikri sabit olsa ne kazanırdı, hiçbir şey, ama bu sayede Diyarbakırspor maçını kazandı. Gerideki Sabri gibi oyuncuların bile golü düşünmesini sağladı. Bundan daha iyi ne olabilir? Federasyon neyi bekliyor? Federasyonun ismi bizde saklı kurmaylarıyla görüşüyorum. "Milli Takım teknik direktörü konusunda ne aşamaya gelindi?" diye. Bir dönem İSKİ'nin musluklarından su gelmese de "tıss" diye bir ses gelirdi. Bizim Federasyondan o da gelmiyor! Oysa sözüm ona günlerdir bu işi çözmeye uğraşıyor ama bir türlü çözemiyorlar. Kimse kusura bakmasın ama Federasyon yönetimi daha önceliklerinin sistem kurmak mı yoksa hoca bulmak mı olduğuna karar vermiş değil. Sadece, "Dünyanın başarılı teknik adamlarıyla ilgileniyoruz" demekle gün geçiriyorlar. Fakat bugüne kadar kimlerle görüştüler, ne cevap aldılar, tek kelime açıklamıyorlar. Çünkü daha işin o safhasına gelmiş değiller. Medyada çıkanlar için de "Löw ile görüşmedik", "Scolari ile ilgilenmedik" diyorlar. Afedersiniz ama o kurum tekzip müessesesi mi? Eğer, "Önceliğimiz sistem" diyorsanız, o zaman bir model hazırlar, "Ben yaptım oldu" denilmemesi için kamuoyunda tartışmaya açar, olgunlaştırır ve o modele en uygun ismi alır getirirsiniz. Fakat hayır, başkan Mahmut Özgener ve ekibinin ne böyle bir niyeti var ne de çabası. Sadece bekliyorlar! Aferin Fuat Çapa'ya Seviniyorum, bir elin parmakları kadar da olsa, artık yurt dışında çalışan teknik adamlarımız var. G.Kore'de Şenol Güneş, Azarbeycan'da Bülent Korkmaz ve Hollanda'da Fuat Çapa... Dilerim sayıları daha da artar. Geçenlerde Çapa ile ilgili mailime bir haber geldi. Hollanda 2. Lig takımı Maastricht VV'yi çalıştıran Çapa'ya Belçika Birinci Lig takımı Racing Charleas talip olmuş. Hoca, "Teşekkür ederim, ben Hollanda'da mutluyum" demiş. Nasıl demesin ki, geçmişte Türkiye'ye, G.Birliği'ne geldi de ne oldu, kıymet mi bildiler? Aman Hocam, taş yerinde ağırdır. Mıhlama İnsanlar başaklara benzerler. İçleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler. (Montaigne)

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.