Çünkü Akhisar - Fenerbahçe maçı en keyif aldığım mücadelelerden biri olup çıktı, dün gece. Pozisyonları, golleri ve teknik adamların çok konuşulacak hamleleriyle.
Güray Vural!... Golllll!
Golle başladı, maç... Ama o nasıl bir vuruş öyle?
Ceza yayının dışından, topun gelişine ve bekletmeden sol ayağının içi ile yapılan estetik dolu o ölçü ve mesafe tanımaz vuruş, acaba bizim futbol dünyamızda neyi simgeler?
Akigo'nun deve direnişini mi? Azmin zaferini mi, mutluluğu mu yoksa Kadıköy'deki acıyı mı?
Sizin görüşünüzü bilmem, benim için o kalıpsız ama jeneriklik vuruş; Fenerbahçe'yi banko favori gösteren bütün tahmincileri dün gece terse yatırmıştır.
Yeter mi, yetmez!
Ayrıca; futbolda "olmaz olmaz" gerçeğini zihinlere kazıdığı gibi öne çıkan kaleciler için bir kere daha unutulmayacak olmuştur.
Bilmem, o dersi kaleci Mert alabildi mi?
Bitmedi; Roberto Carlos'un teknik adamlık kalitesini mi?
Geçelim; işte soğuk duş etkisi yapan o golden sonra Fenerbahçe oyunu rakip alana yıkıp, kanatlardan hızlı çıkmanın yollarını aradı. Nafile! İlk yarıda Gökhan da, Caner de etkisizdi. Orta alanda ise Emre çok pas hatası yaptı. Ön bölgeye yeterince top taşınamadı, taşınsa da Douglao'nun markajındaki Emenike topla buluştuğu anlarda dar alanda gerekli beceriyi gösteremedi. Tribünleri öfkelendirdi, kulübedeki Webo'yu gören herkes İsmail Kartal'dan değişiklik bekledi. Fakat Kartal, Emenike'yi oyunda tutmakla kanaatimce doğruyu yaptı. Nijeryalı oyuncu kanatlara deplase olarak, Douglao'yu beraberinde kenara çekerken orta bölgeyi boşaltmaya ve Kuyt'ı oraya atmaya çalıştı. Bu plan tuttu, Meireles'e, Emre'ye, Kuyt'a hatta Mehmet Topal'a şut yolları açtı. Meireles, Kuyt'ın indirdiği beraberlik golüne kadar iki kez kaleye şutu denedi, sonuç alamadı ama üçüncüsünde golü buldu.
Sonucu belirleyecek olan teknik adamların hamleleri olacaktı. İsmail Hoca'nın Selçuk, Webo ve Diego hamleleri Fenerbahçe adına tabloyu değiştirmedi. Carlos'un Vaz Te hamlesi sonucu da, skoru da değiştirdi.
Sonuç mu, Galatasaray'a ve Beşiktaş'a yaradı.