Teknik, taktik hak getire! Bir klasik tekrarlandı dün gece Kadıköy'de! Ama ne tekrarlanış! Süperdi, müthişti, inanılmaz güzeldi! Kadıköy'ün dayısı dayılandı yine! En çok da "Gitti, gidiyor" denilen Luis Aragones sevindi buna! Ama laf aramızda, İspanyol teknik adamın bu skora kanaatimce hiçbir katkısı olmadı. Aksine sonuç, tümüyle hiçbir ölçüme sığmayan tarihi derbinin 11 maçtır değişmeyen klasik yansımasıydı. Fakat, maç müthişti! O ne tempoydu arkadaş! Nefesim kesildi, başım döndü, resmen. Hiç böyle hızlı ve süratli bir başlangıç görmedim. Şiir gibiydi futbol! Sanki, Turkcell Süper Ligi'nde tarihi derbilerden biri değil de, iki Avrupa devinin finaliydi Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki F.Bahçe-G.Saray mücadelesi. Daha 2. dakika oynanırken Arda'nın ara pasında F.Bahçe savunmasının arkasına sinsice sarkan Lincoln'ün tilkice vuruşunu seyrettim. Volkan'ın koruduğu kaleye gol olarak giden o top, büyüklerin oyununa bir başka büyük mana ve heyecan kattı. Ofsayt mı, değil mi, bilmem. Ama "Bal gibi gol" de diyemem! Çünkü ofsayttan daha önemli tartışma şu olmalıydı. F.Bahçe savunması o pozisyonda Lincoln'ü nasıl kaçırdı arkasına, pes doğrusu! Çok sürmedi, F.Bahçe'nin o güzel gole aynı güzellikte cevap vermesi. Hem de duran toptan... "Fizik kurallarına aykırı" denilen bir durum söz konusuyken... Deivid soldan köşe atışını ön direğe kesti, Selçuk, sanki 50 bin kere o pozisyonu idman etmiş de meleke kazanmış gibi bitti oracıkta. Hafif bir eskivle geriye yaslanıp, topun altına soktu ayağını, raket gibi çevirdi ve kaleci De Sanctis'i bayıltan o harika gol geldi. O an kalabalık G.Saray savunmasının çaresizliğine bir anlam veremedim. Hayret, sanki üzerlerine ölü toprağı serpilmişti. Derbi daha bir keyif kazandı. Hentbol maçı gibi top bir o kalede bir bu kalede oynandı. Ama inanın, bu güzellikte ne Skibbe'nin taktiği, ne de Aragones'in Alex'siz oyun stratejisinin bir rolü vardı.. Maçı iki takımın kurmayları ve F.Bahçe'nin klasik Kadıköy şansı bitirdi. Mesela, "Bal yapmayan arı" diye eleştirilen Güiza'nın özel olarak hazırladığı 2. gol pozisyonunda Semih'in orta - şut karışımı vuruşunda eli ayağına dolaşan Emre Aşık'ın topu kendi kalesine yollaması, F.Bahçe'nin şansından başka ne şekilde izah edilebilirdi? Yine Lugano'nun attığı goldeki, vuruş estetiğinin Alex'ten bir eksiği var mıydı? Özetlersek, keyifli derbinin; Benfica ve Arsenal karşısında destansı oyun çıkaran iki takımı dün gece de Kadıköy'de gösteriye çıktı. Ama bu gösteride hasılatı toplayan F.Bahçe oldu. Çünkü, klasik Kadıköy şansı, sahnedeydi. Kutlarım.