Ne tempolu ve kaliteli bir maçtı öyle; Beşiktaş-Trabzonspor mücadelesi! Sanki iki takım da İnönü'de şampiyonluk maçına çıkmışçasına yüksek heyecan ve inanılmaz bir mücadele ortaya koydular. Tebrikler! Öyle ki; top, iki kale arasında seyrüsefer yaparken taraflı tarafsız cümle gözler takipte zorlandı. Düşünün, pozisyon üstüne pozisyon, kurtarış üstüne kurtarış! Seyirci, o muazzam kurtarışlar için yılların tecrübesi Rüştü ve genç meslektaşı Onur'u ayakta alkışladı. Ama o, ''mutlak gol'' diye bakılan pozisyonları gol yapamayan ne Umut ne Alanzinho ne de Bobo-Holosko-İbrahim Toraman ıslıklandı dün gece. Çünkü iki takım da savunmanın arkasına atılan uzun toplar ile çok önemli pozisyonlar üretti. Fakat iki takımın da kalesi çelikten duvar olmuştu. Hele Umut Bulut'un, Sivok'tan sıyrılarak kaleci Rüştü'yle iki kez karşı karşıya kaldığı ''kurtarılmaz'' denilen bir pozisyon vardı ki; o iki aşamalı pozisyon nasıl gol olmadı hâlâ çözebilmiş değilim. Şimdi düşünüyorum da o pozisyonun gol olmaması yılların tecrübesi Rüştü'nün bir kaleci ustalığından başka bir şey değildir. Ama Rüştü de nazara geldi, sakatlandı ve yerini Hakan'a bıraktı. O da ustasını utandırmadı ve maç kalecilerin şovuna döndü. Tabii bu maça damgasını vuran başka isimler de vardı, mesela ''Niye sözleşme yenilediler?'' diye bir kısım Beşiktaşlıların burun kıvırdığı İbrahim Üzülmez'den başkası değildi bu. İhtiyar delikanlı dün gece Trabzonspor karşısındaki öyle inanılmaz bir performans gösterdi ki, sanırım onun hakkında erken emeklilik hükmünü vermiş olanlar pişmanlık duymuşlardır.