İki adam; Volkan Demirel ve Tony Mario Sylva dün gece kalelerini gole kapattılar ve zirve ateşinin sıcaklığını ellerinde tuttular! İkisine de helal olsun! Olmayınca olmuyor! O kadar heyecanlı, coşkulu, içten, yürekli, yüksek tempolu ve bol pozisyonlu bir mücadele, 0-0'a kilitlenir mi? Maalesef, kilitlendi!.. Ne, "F.Bahçe tek forvet oynar mı?" sorusuna takıldım ne de "Trabzonspor iki forvetle nasıl gol atamaz?" sorusuna. Çünkü, F.Bahçe - Trabzonspor mücadelesinin ilk 45 dakikasında iki takım adına sayabildiğim 6 net gol pozisyonu vardı ve ne yazık ki hiç biri golle sonuçlanamadı. Yazık! Ama buna rağmen, inanın ligin zirvesini etkileyen bu mücadeleyi seyretmek için dün gece Kadıköy'e gelenler futbol keyfinde doruk yaptılar! Güzel olan şu ki, golü kimin kaçırdığından çok iki takımın da sahaya futbol oynamaya çıkmış olmasıydı. Ne F.Bahçe futbolu çirkinleştirmeye çalıştı ne de, Trabzonspor! İki takım da golü düşünerek oynadılar. Bir ofsayt pozisyonu dışında hakem Bünyamin Gezer'in de işini zorlaştırmadılar. O, Selçuk'un Gökhan'a attığı ara pası da kanaatimce ofsayt değildi! İki takımın kalecilerini ayakta alkışladım. Özellikle F.Bahçe kalecisi Volkan karşı karşıya en az iki pozisyon çıkardı. İşte o an Volkan'ın kaleciliğini tartışanların kulaklarını çınlattım! Haa.. dilin kemiği yok, 'Volkan'ın kahramanlaştığı o kurtarışlarda bir kalecilik becerisinden çok Trabzonspor'un golcüsü Gökhan Ünal'ın beceriksizliği söz konusuydu' da diyebilirsiniz. Ama bu ne kadar hakkaniyetli olur? Sadece o iki pozisyonla sınırlı değil ki Volkan'ın başarısı. Yattara'nın Cale'nin şutlarına da siper etti gövdesini, sonrakilerde de. Orta sahayı 5 adamla kalabalık tutan F.Bahçe'nin zaafı savunmayı önde kurup, gereksiz ofsayt taktiği uygulamasıyla geriye Umut ve Gökhan'ı kaçırmasıydı. İşte o sıkıntılı anların hepsinde de kurtarıcı olarak Volkan vardı. Bir savunma adamı olan Carlos kaç yaşında Umut Bulut biliyor mu acaba? Diyeceksiniz ki, 'Bunu bilmek mecburiyetinde değil' doğru ama eğer kendinden kaç yaş büyük bir oyuncu geriden gelip de onun önündeki topu alıyorsa genç golcü, kafasını iki elinin arasına alıp kendi kendine "Benim neyim eksik?" diye sormalı! Acaba Umut bu soruyu şu ana kadar kendine sorabilmiş midir, sormuşsa bir futbolcunun boşu boşuna dünya yıldızı olmadığını da öğrenmiştir. Bir küçük not da Yattara'ya... Senin gibi kıvrak ve süratli biri eğer Carlos'a takılıp kalıyorsa, bunun iki sebebi olabilir; ya o F.Bahçeli yıldıza olan hayranlıktır bu ya da kazanmayı Carlos kadar istememesidir aczin sebebi. Ersun Hoca, Yattara'ya dünkü sönmüş yıldızı oynamanın sebebini sormalı! Söz yıldızlardan açılmışken, son kupa maçının kahramanı Alex dün kayıptı. Oysa maçın kilit adamı o olmalıydı. Alex bu oyunu oynayamadı. Aragones haklı olarak onu dışarı Josico'yu oyuna aldı. Ama Aragones'in sonucu değiştirsin diye yaptığı bu oyuncu değişiklikleri de bir işe yaramadı. Çünkü Trabzonspor'un savunması harikaydı. Özellikle Serkan, Song ve Egemen, birebirde Güiza'yı etkisiz kıldıkları gibi geriden gelen baskıları da ustalıkla bertaraf ettiler. Özetle, Trabzonspor'un takımca kalitesinin daha bir zenginleştiğini gördüm. Ama forvette hâlâ sıkıntılılar. Onu da çözerlerse, efsane Trabzonspor yeniden sahne alabilir.