Kalite kallavi

A -
A +

Rijkaard'lı G.Saray'ı bu sezon ilk defa çıplak gözle seyrettim; aman ya rabbim!. O ne hız? O ne sürat? O ne fırsatçılık öyle? Resmen kalite kallavi!. *** Aslında maça Keita'yı seyretmeye gitmiştim. Bir de ne göreyim? G.Saray'ın satmaya çalıştığı bizim Aydın Yılmaz ile sakatlıktan yeni çıkan Linderoth, Barış Özbek ve Uğur Uçar karşıma gecenin yıldızı olarak çıkıverdiler. Öyle ki; Aydın'ın iki asisti iki gol getirdi. Barış'ın o iki kafa golünü atabilmek için sahadaki yükselişini görseydiniz; Ali Sami Yen'e ikiz gökdelenler inşa ediliyor sanırdınız. Ya Aydın'ın Keita'yı vitrine çıkarışına ne dersiniz? Açıkcası o gol pasında bu maçın yıldızı kim diye sordum. Genç Aydın mı yoksa topun gelişine gol vuruşunu yapan Keita mı? Malûm Keita'nın kalitesi belli. Ama Aydın'a kocaman bir aferin!. *** İnanın maçın iki yarısına yayılan o ilk 5 dakikalık gösterileri ağzım açık seyrettim. Bir takım bu kadar mı güzel kurulur? Bu kadar mı güzel oynar? Rijkaard'ın karizmasındaki toplam kalite çoğunluğu alternatif oyunculardan oluşan bir ekibe bu kadar mı güzel yansır? Fiilen yansımış. Helal olsun!. G.Saray Barcelona olma yoluna girmiş!. Arda'ya da kaptanlık pek yakışmış!. Yürüyüşü bile değişmiş! *** Belki şu an için G.Saray dört dörtlük değil. Ama şurası kesin ki, dün geceki maça sarı-kırmızılı ekip deplasmandaki 4 golün rahatlığı ile çıkmamış olsa inanın Ali Sami Yen'de bir gol rekoru kırılırdı. Eğer o rekor kırılmadıysa bunda tek etken G.Saraylı oyuncuların sakatlanmamak için oyunu rolantiye almaları oldu. Bu da açıkça Rijkaard farkı...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.