Kalli'den faydalanabilmek

A -
A +

Her insan hastalanabilir. Sağlık için bir şey diyemem ama Feldkamp'ın teknik adamlığını kimseyle tartışmam. İhtiyar kurt, benim için saygın bir kupa koleksiyoncusu ve gerçek bir futbolcu sarrafıdır. Ayrıca, "Kaç para alıyor? G.Saray yollarsa, bir Del Bosque krizi de sarı-kırmızılı kulüpte yaşanır mı?" gibi soru ve endişelere de mahal bırakmayacak kadar, açık ve güven veren biridir. G.Saray'a düşen bu tecrübeden sağlığı el verdiği sürece faydalanmasıdır. >> Ulvi Hoca da kimmiş! Ulvi Güveneroğlu, Erzurumspor'da deprem gibi bir operasyon yaptı. Tam 5 oyuncuyu; Osman, Özgür, Emre, Özkan ve Fatih Akgün'ü kadro dışı bıraktı. Kulüp Başkanı Bekir Ilıcalı, "Hocamız istedi biz de kadro dışı bıraktık" diye durumu anlatmaya çalıştı. Ama şehirdeki tepkilerini önleyemedi. "Ulvi Hoca da kimmiş?" gibi sorgulamalar başladı. İşte bu noktada Hoca'yı anlatmak bize düştü. 15 yıl Beşiktaş forması giyen Güveneroğlu, tam 5 Lig, 3 Türkiye, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 6 TSYD Kupası kazanmış başarılı bir futbol adamıdır. Bir disiplin ve sistem adamı olan Gordon Milne'in talebesidir. Böyle bir kararı vermek için bu kariyer yetmez mi? >> Rijkaard mı, Sağlam mı? Eskiler, "Altın yere düşmekle değerinden sakıt olmaz" derler. Kaleci Rüştü Reçber, formunun zirvesinde Barcelona'ya gitmişti. Frank Rijkaard, kıymetini bilemedi. Acılar içinde F.Bahçe'ye döndü, Zico da hakkını veremedi. Suyu sıkılmış limon posası gibi kenara attılar. Ama Ertuğrul Sağlam, sakat olduğu bir dönemde Beşiktaş'a transfer ettirdi Rüştü'yü. Yetmedi, forma verdi, hatalı goller yedi, sabretti, azimle, destekleyerek efsanenin yeniden küllerinden doğuşunu sağladı, Trabzonspor maçından sonra bütün dünya yeniden Rüştü'yü alkışlamaya başladı. Bu gelişmelerden sonra düşünüyorum da, Rijkaard mı yoksa Sağlam mı daha büyük hoca? Galiba, UEFA'nın "İstikbal vadeden teknik adamlar" listesinde Ertuğrul Sağlam'a yer vermesi boşuna değil. >> Diyadin, Diyadin'i yedi Metin Diyadin geleceğine inandığım teknik adamlardandır. Eskişehirspor'da ilk günden beri bir kriz uzmanı gibi çalıştı. En çok da Sergen'i idare etti. Ama Sakaryaspor maçı öncesi Sergen, menajeri aracılığıyla "İlk 11'de olmayacaksam beni kadroya almasın'' deyince Diyadin'in tepesi attı, yıldız futbolcuyu kadro dışı bıraktı. Maç 1-1 bitti. Yönetim, faturayı sözleşmesini tek taraflı feshettiği Diyadin'e kesti. Metin Hoca'nın yerinde olsam, "Bravo Sergen! Bugün yıldız gibi davrandın!" derdim, "İşte forma, al oyna! Sana sorumlulukların en önemlisini veriyorum. Eskişehirspor'a bu maçı kazandır. Kazandıramazsan bil ki, bu formayı hayat boyu giyemezsin!"

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.