Sakın ha, "Zico'nun fendi, Kalli'yi yendi" gibi bir yanlış yorum yapılmasın F.Bahçe, G.Saray derbisi üstüne... "Duyguları harekete geçirmek" adına Kalli harakiri yaptı dün gece Kadıköy'de... Hem de ne harakiri!.. Eğer, F.Bahçe dün maça biraz asılmış olsa, skor çok daha farklı olabilirdi... Alex'in ince pasında F.Bahçe'nin gol makinesi Semih ilk yarı 5 dakikada bitirdi... Peki, Kadıköy'e lider giden G.Saray "6 puanlık" derbiyi nasıl kaybetti? G.Saray dün geceki tarihi derbiyi kafadan kaybetti... Karl Heinz Feldkamp daha maça çıkmadan beyaz bayrağı çekmişti. "Bu maçı kaybetmemiz, şampiyonluğu kaçırdığımız anlamına gelmez... Geride daha 20 hafta var!" Hayda!.. Bitmedi, Alman teknik adam bir ironi daha yaptı, "Beni de gönderebilirler!" İşte bu ruh hali içindeki adam, 14 yıl önceki gibi "Kadıköy Fatihi" olmak adına ustaları kulübede oturtarak, derbi tecrübesi olmayan acemilerinden kurulu riskli bir on biri F.Bahçe karşısına sürerek, kendi kendini hançerledi ... Düpedüz harakiri bu! Peki, Kalli bu kumarı neden oynadı? Bunun iki geçerli sebebi olabilirdi... Birincisi, G.Saray'ın oyununa derinlik ve tempo katan orta sahadaki 4 yıldızı; Lincoln, Lirderoth ve Ayhan'ın sakat, Hasan Şaş'ın da cezalı olduğu bir haftada, gençlerden medet umma ve uzatma dakikalarında dahi ayakta kalabilen, koşan bir G.Saray sahaya sürme çabası olabilirdi. Fakat!.. Kalli düşüncesinde isabet sağlasa bile yine de ortada bir tuhaflık vardı... Mantıklı olmayan şey, bugüne kadar sıradan lig maçlarında bile çift ön libero ile oynarken F.Bahçe karşısına tek ön libero ile çıkmak gibi bir yanlış yapmıştı. İşte o yanlışta, Alex'e rahat oynama şansı verdi ve Brezilyalı futbolcu, Semih'in attığı açılış golünün pasını vererek, genç G.Saray'ın duygularını köreltti. Kalli'yi yanlışa sürükleyen ikinci en önemli sebep ise kanaatimce, F.Bahçe'ye karşı geçmişten gelen psikolojik ezikliği olan futbolcuları dinlendirip, gençlerle bir destan yazma arzusuydu. Ama burada da bir yanlışlık vardı... Sol kulvarda aynı özelliğe sahip Volkan ve Hakan Balta ile maça başlamak hangi akla hizmetti, doğrusu kestiremedim. Her neyse... Alman'ın hesabı tutmadı. G.Saray açık ve zaman zaman tempo yapan oyununa rağmen, organize hücumlar yapamadı. Kanatlardan Hakan Balta, Arda ve geriden Sabri'nin şişirme toplarında da Nonda ve Serkan, F.Bahçe savunması arasında kaybolup gitti. Özellikle, Roberto Carlos, dün gece de tek kişilik gösteride bulundu. Hem savunmada hem hücumda hem de serbest atışlarda Kalli'nin yüreğini ağzına getirdi. Özetle, Ümit Karan'ın oyuna girmesi bile G.Saray'da duyguları harekete geçiremedi. Aksine F.Bahçe'nin en etkisiz oyuncusu Deivid'in iştahını kabarttı. Sonuçta tarihi derbi, Kalli'nin dediği gibi "süper" oldu. Ama F.Bahçe için süper oldu. Belki de F.Bahçe için şampiyonluğun kilometre taşı gibi bir şey oldu.