Kanatlar arızalı

A -
A +

Her kriz kendi içinde çözümünü üretir. Ama doğru, ama yanlış! Diyeceksiniz ki, "şimdi bu kriz muhabbeti de nereden çıktı?", anlatacağım. İşte Ersun Yanallı, Trabzonspor!.. Haftalardır efsaneyi ayaklandıracak çözüm için uğraşıyor. Hem de ne hummalı bir çalışma! Fakat ilginçtir, teknik yönetim ne yaparsa yapsın Trabzonspor'da kanat arızası bir türlü çözülmüyor. Çözümün kilit ismi olarak Yattara gözüküyor! Herkes biliyor ki, Gineli oyuncu sakat. Üstelik kadroda da yok. Bu gerçeği bile bile, Beşiktaş karşısında olduğu gibi Denizli önünde de bordo-mavililer, yine Yattara'yı arıyor. Allah.. Allah!.. Bir oyuncu bir takım için bu kadar önemli olur mu? Olmamalı ama oluyor! Özellikle de Trabzonspor'un en önemli gol silahları; Gökhan Ünal ile Umut için. Bıraksanız, bu iki golcü Yattara için "WANTED", yani aranıyor diye dünyaya ilan yapacaklar! İnsan, ister istemez soruyor, "21 futbolcunun transfer edildiği bir takımda, bu bağımlılık da neyin nesi?". O cevabı da Ersun Hoca'nın forvete yerleştirdiği zımba gibi iki golcünün ileride işe yaramaz suyu sıkılmış limon posası görüntüsünden çıkarıyorsunuz. Gökhan ve Umut, ilerde çaresiz bekliyorlar ki, "Pas gelsin, pozisyon olsun da gol atalım!"... Fakat, hayır! Karadeniz ekibinin kanatları arızalı. Yattara'nın yerinde oynayan Serkan ne kadar iyi niyetle mücadele ederse etsin bu arızayı düzeltemiyor. Yanal, yerinde bir müdahale ile Isaac'i oyuna alıyor ve hücum yapısında değişikliğe gidiyor. O işlemeyen kanatların biri çalışmaya başlıyor. Fakat solda Colman çabalıyor bir şeyler yapabilmek için ama o da düz oyuncu, varyete bilmiyor, adam geçemiyor, orta yapamıyor. Arada bir de olsa Selçuk ile birlikte şutu düşünüyor, belki de en iyi tarafı bu. Bu tabloda Trabzonspor iki değil dört forvetle oynasa ne yazar? Bu şekilde gol bulmaları imkansız. Gol için geriye tek yol kalıyor. O da ölü toplar; "penaltı mı olur, frikik mi, korner mi?"... Allah için Denizlispor da temiz oynuyor. Disiplinli, cesur, tatlı sert ama asla kötü niyetli değil. Trabzonspor bir korner kazanıyor. "Tamam" diyorum. "İşte bu Gökhan'ın beklediği an olmalı". Öyle de oluyor. Selçuk topu ceza alanına ortaladığında bakıyorum Denizlispor'un genç kalecisi Cenk sanki kale çizgisine çakılmış gibi bekliyor. İşte o genç kalecinin paniği iyi sezen Gökhan yükseliyor, vuruyor ve Trabzonspor'u 1- 0 öne geçiren golü atıyor. Aslında bu gol, çok büyük bir anlam ifade ediyor. Nitekim ortalık düğün bayram oluyor!.. Gökhan ve arkadaşları rahatlamışlar, çocuk gibi şen artık her biri. Nasıl sevinmesinler ki, o golle birlikte Yattara'sız çözümü üretecek proje için 1 hafta daha kazanıyor Trabzonspor! Hem 3 puan kazanarak. Hem de zirvedeki yerini perçinleyerek dönüyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.