"Beşiktaş'ın işi çok zordu. Tolga Zengin, Gökhan Töre, Olcay Şahan, Veli Kavlak ve Mustafa Pektemek gibi önemli oyuncular civa gibi elden kayıp gitmişti"
Büyük futbolcular ya tarih yazar, ya da "gitti" denilen maçı Demba Ba ve Kerim gibi çevirir. Nitekim dün Beşiktaş'ın günüydü.
Beşiktaş için en büyük eğlence başkalarının "başaramaz" dediğini Başakşehir Fatih Terim Stadı'da başarması oldu, dün gece.
Niye?
Maç öncesi herkesin favorisi tartışmasız Galatasaray'a 4 atan Abdullah Avcı'nın Başakşehir'iydi de onun için.
Beşiktaş en fazla fire verdiği bir günde Avcı'nın ekibine yakalandığı için.
Düşünün, "Takımın yüzde 50'si" sayılan Tolga Zengin, Gökhan Töre, Olcay Şahan, Veli Kavlak ve Mustafa Pektemek gibi önemli oyuncular civa gibi elden kayıp gitmişti. Beşiktaş'ın işi çok zordu. Ayrıca kolay değil bu kadroyla Avrupa aşkı ile ligdeki baskı arasında kayıpsız yol almak.
Partizan yorgunluğunun ardından Kayseri Erciyes, Fenerbahçe şoklarıyla ligdeki baş aşağı gidişi 6 maçtır yenemediğin Başakşehir gibi diri bir rakip önünde durdurup, tersine çevirebilmek.
Eğer, Cenk Tosun'un ilk yarıda direğe çarpan röveşatası gol olsa böyle bir ortamda bile Slaven Bilic'in Beşiktaş'ı pekala sıkıntıyı daha ilk yarıda eğlenceye çevirebilirdi.
Önde Cenk Tosun-Demba Ba ikilisiyle 4-4-2 düzeninde maça başlamak, savunma adına riskli görünse de psikolojik açıdan özgüveni yükseltmek adına son derece mantıklı ve akılcı bir tercihti.
Hırvat teknik adamın amacı Cenk Tosun'a, Serdar'a, Kerim'e, Sosa'ya forma verirken "zaferin yüzde biri şans ise yüzde 99'u o şansı iyi değerlendirmektir" prensibini zihinlere kazımaktı.
Bunu başardı da. Hem de Serdar Kurtuluş ile başlayan hatalar zinciri sonundaki korner atışında Epureanu golü yazmasına rağmen. Bozmadı, kademe hatası yapan savunmayı. Ayrıca öne geçtikten sonra Bilic'in skoru koruma adına Tosun-Necip ve Oğuzhan-Ersan hamlesi de yerindeydi.
Sonuçta amaca hizmet eden her yol güzel değil mi?