G.Birliği-F.Bahçe maçını seyrederken iki şeye şaşırdım. Birincisi Başkent ekibinin buraya kadar nasıl namağlup geldiği, diğeri F.Bahçe'nin bu isteksiz oyunla nasıl lider kaldığı? Tamam, Ankara'nın havası buz gibi... İnsanın iliklerini donduruyor. Ama ısınmak için koşacaksın ki, ayakta kalabilesin. Hayır, F.Bahçe koşmadı, G.Birliği de. Tipik bir beraberlik mücadelesi. Neden, bu soğukluk? Eğriye eğri, doğruya doğru... Sarı-lacivertlilerin akılları şike yasasının uçuracağı hürriyet kuşundaydı. "Adalet nerede hesap sorarsa merhamet orada hakkını kaybeder"miş... Beklentilerin aksine; Başkan Aziz Yıldırım, Şekip Mosturoğlu, İlhan Ekşioğlu ve Cemil Turan'ın tahliyeleleri başka bahara ertelenince; kafadan moraller bozuldu. Aykut Kocaman'ın işaret ettiği "psikolojik baskı" bu olsa gerekti ki, dün gece de etkisi yüksek oldu. Diyeceksiniz ki; "Futbolcu profesyonel, işine baksın." Doğrusu da bu; her tutku ölür, her aşk tükenir ama acıma duygusu her şeyden fazla yaşar!.. Geçelim... İki takım arasındaki açık kalite farkı oyuna hiç yansımadı. F.Bahçe, Özer'in nefis pasında Emre'nin direkten dönen plasesine kadar, tek bir organize atak geliştiremedi. Hatta orta sahayı geçmekte bile zorlandı. Alex etkisizdi, savunmanın arkasına atılan şişirme toplarla pozisyon arandı. Bienvenu bu şartlarda ne yapabilirdi ki? Oysa; Caner ve Gökhan kanatları daha etkili kullanabilir, öne top taşıyabilirlerdi, bunu yapamadılar. Uğur, Semih ve Stoch'un sonradan oyuna katılmaları da F.Bahçe'yi hareketlendiremedi. Buna karşılık, G.Birliği son yarım saatte neredeyse tek kale oynadı... Hurşit, Erdal, Mehmet Sedef, Oktay ve Aykut ile Volkan'ın koruduğu kaleyi sürekli rahatsız etti. Bir topları da direkten döndü. Ama hepsi o kadar. Kocaman'ın etkisizliği! Zor deplasmandı G.Birliği maçı F.Bahçe için. Sahadakiler, kazanacak oyunu oynayamadı, Aykut Hoca'nın değişiklikleri işe yaramadı. Söz şu; lider olmak değil, lider kalacak oyunu oynamak önemli...