Kilit adam Adrian

A -
A +

Göz nasıl bakarsa gönül öyle kaydedermiş.

Ben, Trabzonspor'u Kukesi önünde pek beğendim ve de "Yarın bugünden daha güzel olacak" diye umutlandım.
Nedense, mazideki Karadeniz fırtınası sahalara geri dönüyormuş hissini uyandırdı bende.
Diyeceksiniz ki, Kukesi önündeki oyuna mı, bu methiye.
Hayır, değişen zihniyete.
Daha maçın başında, genç Yusuf'un hücuma çıkarken verdiği hatalı pasla Popovic'in vuruşuyla geriye düşmelerine rağmen ne yıkıldılar ne de ilk maçın avantajlı skoruna sığındılar.
Avrupa'da Avrupalı gibi olmak için son ana kadar maça asıldılar. Helal olsun.
Hem de takım bütünlüğünden, oyun disiplininden hiç taviz vermeden.
Öne doğru oynama arzusu, hızlı hücuma çıkıp, savunmaya çabuk dönme ustalığı ile mest ettiler, beni.
Belki Kukesi'nin zayıf yapısı, bordo-mavililerin bu yanlarının ortaya çıkmasında etkili olmuş olabilir.
Ama Adrian'ın o oyunu kurgulayan ve bir derin-ters top ile rakibi 4'e 1 eksik bırakan dehasına alkış tutmamak mümkün mü?
Yine Malouda'nın zeka dolu becerisine ve Henrique'nin bir asist, iki golle neticelen gayretine hayran olmamak elde mi?
Genç Yusuf mu?
İyi futbolcu olduğu her halinden belli ancak tecrübe gibi bir noksanı var. Oynayarak gelişecek.
Volkan Şen'e "dinlensin" demiş zaten mentör. Yaşanan o psikolojik travmadan sonra en doğrusu da bu.
Sonuçta tur önemliydi Trabzonspor için; en azından moral ve öz güven demekti.
Bordo-mavililer hem turu, hem de maçı kazanarak, Avrupa'ya selam yolladılar.
Yolun açık olsun!
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.