Telafisi olmayan bir haftadayız. Turkcell Süper Lig'in yukarısındaki üç bilinmeyenli denklem, aşağıdaki dörtlü bilmece son turda çözülecek. 7 takımdan ancak ikisi gülecek, 5'i üzülecek. Yukarıdakilerden Mustafa Denizli, Bülent Uygun ve Ahmet Özen, teknik ve taktik dehalarını maksimum ölçüde kullanacaklar. Mahalle baskısı üç teknik adamın da boynunda takılı giyotin gibi. Kanaatimce, üç bilinmeyenli denklemin kazanan ismi, tecrübede saklı. Ama ligin aşağısı karmakarışık. Mesela düştü gözüyle bakılan Konyaspor... G.Birliği, Denizlispor kaybeder, Antalyaspor berabere bitirir, 4 takım 38 puanda buluşur ve dörtlü averaja kalırsa Konyaspor sezonu kazanabilir. Ne dersiniz, Kayseri'nin plakası olan 38 bir şifre olmasın. Le Guen + Bülent Korkmaz Kabul, sütten ağızı yanan yoğurdu üfleyerek yermiş. Ama Skibbe ile bir sezonu ziyan eden G.Saray'ın faturayı Bülent Korkmaz'a kesip, Paul Le Guen sevdasına tutulmasını anlamak da mümkün değil. Daha önce Lyon'da yaşadığı başarıları yok saymıyorum Fransız teknik adamın. Ama Allah aşkına kimdir, bu Le Guen? Gerçekten G.Saray'a destansı başarılar yaşatabilecek büyüklükte midir? Öyle ise PSG sözleşmesini neden uzatmadı, iki yılda "buraya kadar" dedi. Ayrıca söyler misiniz bana, Luis Aragones'ten daha mı kariyerlidir, Le Guen, hayır! O halde Korkmaz'a bu vefasızlık niye? Ne verdiniz de, neyi veremedi Hoca size? "Kriz var, taze para lazım" diye elindeki Meira'yı bile satmadınız mı? Eee, şimdi bitti mi ki o kriz, 2 milyon euroyu gözden çıkardınız Le Guen için? Para sizin, G.Saray sizin, verin verin ama her ihtimale karşılık Bülent Hoca'yı da elinizin altında tutun. Le Guen + Bülent Korkmaz ortaklığına hocayı ikna edin. Bugünü değilse bile G.Saray'a yıllarca hizmet edecek bir teknik adam kazandırmış olursunuz. Yüzde yüzcü Özen Üzenlerden uzak dur, Özen'ilecekleri ara bul. Trabzonspor, bunu başaran ekiptir. Ersun Yanal ile yollarını ayıran bordo-mavili ekibin Ahmet Özen Hoca'yla aldığı yolu hesap edersek, 29 maçta 41 gol atan ve maç başına 1.4 gol ortalamasıyla oynayan bir takım, Ahmet Özen'in eli değdikten sonra süper bir güce kavuşmuş gibi performansını ikiye katladı. Maç başına 3 gol ortalamasıyla oynayan bir takım oluverdi. İçerde Kayserispor'u 4-1, Bursaspor'u 1-0, dışarda Kocaelispor'u 3-1 ve Eskişehirspor'u 5-2 yendi. Maç başına gol ortalamasını yukarı çekti. Eh, bir iki hafta daha olsa Trabzonspor, yılların hasretini dindirecekti, Ahmet Hoca ile. Bir Terim dersi Allah kimsenin başına vermesin: Milli Takımlar Sorumlusu Fatih Terim'in Bodrum'da geçirdiği malum kazayı. Ki, o elim olayın ardından yaşananlar, insanlık için ders niteliğindedir. Ne mi, o dersler? Bir kere, bu satırların yazarı için hiç de sürpriz olmayan inanılmaz soğukkanlılık. İnanın, öyle dramatik ve travmatik bir ortamda; yani elinden oluk gibi kan fışkırırken bile, telaşlanmadan parmağın denize düşen parçasını buldurup çıkararak, sonrasında enfeksiyon kapma riskine rağmen o ameliyata katlanmak kaç kişinin cesaret edebileceği ve becerebileceği bir olaydır? Bu kaza beni, çok gerilere götürdü. Bir Ümit Milli maçı sırasında Makedonya'da deprem olduğu günlere... "Deprem oluyor" diye herkesin paniklediği ve kaçtığı bir ortamda, Fatih Hocanın tepkisi ne oldu biliyor musunuz? "Kaderden kaçılmaz." Kim bilir, belki de Hoca'yı büyük yapan bu tarafıdır! Geçmiş olsun Fatih Hocam. mıhlama "Her taç, dikenlerden yapılmıştır." (Carlyle)