Kocaman bir hiç!

A -
A +

Güreşte "oyuna gelmek" diye bir deyim vardır. Arena'daki dünya derbisi G.Saray ile F.Bahçe arasındaki maç da böyle bir oyunla başladı. Kurt hoca Fatih Terim, genç meslektaşını fiilen oyuna getirip tuş etti. Eğer dünkü derbide F.Bahçe adına tarihi bir hezimet olmadıysa yatıp kalkıp şükretsin Aykut Hoca, Volkan Demirel'e. İddia ediyorum Türk futbolunun son dönemlerdeki en iyi kalecisi Volkan, o muhteşem kurtarışlarıyla tek başına siper etti gövdesini G.Saray'ın peş peşe gelen ataklarına. İlk 20 dakikada tam 5 net inanılmaz kurtarış yaparak, maçı 0-0'da tek başına taşıdı. Tek başına diyorum çünkü F.Bahçe adına sahada Volkan'dan başka kimse yoktu. Elmander ve Kazım'ın biri kafadan ikişer yüzde yüz gollük pozisyonu ellerinin arasında eritti. Ujfalusi'nin kafası ve Emre Çolak'ın vuruşları da. Ama işte o kurtarışlar, moral, özgüven ve inanç olarak geri dönmeyince sonunda kalesi de düştü F.Bahçe'nin. Gelelim oyunu bu noktaya getiren asıl farka... Malum; çılgınlar farklıdır... Fatih Terim'in büyüklüğü de o çılgınlıkta yatar. Cantona umarım bu tespitimi belgeseline taşır! Nitekim Fatih Terim'in akıl ile hırsı birleştiren alkışa değer cesareti ve risk üstüne kurulu taktik oyunu oynayabilecek on biri sahaya sürmesi kafadan bitirdi, Aykut Kocaman'ı. Tıpkı satranç ustasının akıl oyunu gibi... Terim "Şah" dedi, Aykut Hoca "Mat." İkinci yarıdaki Semih ile Stoch değişiklikleri F.Bahçe'yi en azından eski havasına soktu ama iş işten geçmişti bile. Tamamen Terim farkı Fatih Hoca'daki yürek malum mangal gibi... Kırk yıllık Ayhan'ı kulübede oturttu, F.Bahçe karşısına genç Emre Çolak ve Elmander-Baros gibi iki yırtıcı forvet ile çıktı. Belli ki hoca, madem ucunda ''liderlik'' gibi bir unvan var, o halde "Ya hep ya hiç" demiş.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.