Kocaman'ın eseri

A -
A +

 Şaka değil, rüya hiç değil, aynı ile vaki, gerçeğin ta kendisi. Ne Lulic'in soğuk nefesi, ne dalga dalga gelen Lazio'nun atakları. Tek gerçek Volkan'ın Lazio'ya tur için vize vermeyen müthiş pençesi. Önde Kuyt ve Webo ile müthiş üçlü oluşturan Caner'in harika füzesi Roma'da tarih oldu, yeni tarihe yol açtı. Geceye anıt gibi düşen yazı şu; F.Bahçe Avrupa'nın futbol efendisi. 

Zar-zor belki ama F.Bahçe tarihinde ilk kez yakalanan yarı final bu. 
Helal olsun. Kimse sahaya çıkan F.Bahçe 11'indeki 8 savunmacıya bakıp da "Korku mu tedbir mi, o da ne genç prens Salih altın makasa gelmiş Roma'da. Sahada olmak yerine kulübede oturuyor" diye Aykut Kocaman'a yüklenmesin. Her şey bir plan ve strateji içinde. Zira aksi haksızlık olur hocaya. Oyun temposu düşük hatta seyircisiz maçın F.Bahçe için zevki de yok, gol dışında ürettiği pozisyonu da. Hepsi doğru. Ama kocaman bir yarı final var ortada. Çatık kaşların da farkındayım, Hernanes ve Candreva ve Ederson'un şutlarına bakıp Volkan olmasa kalemizde halimiz ne olurdu şeklindeki sitemlerin de. Hatta Lulic'in golüyle çarpıntısı artan kalplerin de farkındayım. Kolay değil yarı final mücadelesi bu. Dünya devi Real Madrid'in İstanbul'da düştüğü durum ortadayken Kocaman işi sıkı tutmasın da ne yapsın? Kabul ediyorum, her şeyin bir yüreği var, futbol da yürekle oynanır ama unutulmamalı ki, hedefe giden yol akıl oyunundan geçer. 
F.Bahçe bugüne de Kocaman'ın stratejileriyle geldi, duygu dolu yaklaşımlarla değil. O yüzden alkışlanacak adamları ıslıklamayalım. Teşekkürler F.Bahçe, teşekkürler Aykut Kocaman. 
Son söz; Bu şarkı burada bitmemeli. Bu ülke kupa bekliyor sizden. 
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.