Maharet; "Yumruk atana forma vermektir." Bu girişten sonra şunun altını çizelim; Cüneyt Çakır'a hiç yakışmadı, Trabzonsporlu Aykut'u ikinci sarıdan oyundan atışı! Yazık! Bu kart ile oyunda dengeleri bozdu, Çakır! F.Bahçe'den Gökhan Gönül bile üzüldü bu duruma! Aferin Gökhan'a! Futbolda altın kural ne pahasına olursa olsun illa da kazanmak değildir, elbet. Fair-play her sonucun önünde gelir, yeter ki bunu anlayabilelim. Bu centilmenliği gösterebilmek de her babayiğidin harcı değildir. Bunu başarabilenler, Gökhan gibi gönüllerde büyür, sevgili Mehmet Topuz! "Yenilenen yenilmezmiş!" Kazanmayı F.Bahçe hak etti dün gece... En başta da Aykut Kocaman! Neden mi, aleyhine şartların ağır bastığı gecede bile zihnen yenilenmeyi başarıp, destansı bir zafer çıkaracak siyaseti gösterebildiği için. Emre krizini, büyütmediği için. Kendine yumruk atana forma verip, "Al sorumluluğu çık sahaya, F.Bahçe'ye maç kazandıracak oyunu oyna" diyebildiği için. Kosta bile takım bütünlüğünü koruyacak hamleleri yapabildiği için. Yürekten kutluyorum, Aykut Hoca'yı. Semih etkisiz kaldığı, Stoch ve Selçuk'un birkaç şutu dışında buharlaştığı maçta Özer yerine kaç haftadır oynamayan Mehmet Topuz ile maça başlama cesaretini gösterebildiği için. F.Bahçe şiir gibi mi oynadı, hayır. Ama şiir gibi oynamasa da Volkan'ın inanılmaz kurtarışları ve Alex gibi bir ustanın hazırladığı pozisyonda istediğini aldı, F.Bahçe. Zaten F.Bahçe'ye lazım olan da bu değil miydi? GÜNEŞ ŞAŞIRTTI! Şaşırdım, Trabzonspor gibi bir takım, bu kadar kolay nasıl gol yer? Yedi haftadır, bal yapmayan arı gibi sahada dolaşan Burak Yılmaz'ın egosuna nasıl bu denli seyirci kalır Şenol Güneş?