Gittim, gördüm, yazıyorum. G.Saray derbiyi kazanır. Kanaatimce Bülent Hoca G.Antep on birinde bir değişiklik yapar ve maça Lincoln'le başlar. Böylece orta sahası güçlenen G.Saray, Arda, Kewell ve Baros'la şov yapar. Ayhan'ın hafif sakatlığı maça kadar düzelmezse Mehmet Topal oynar. Derbi sonrası G.Saray ve Lincoln sevinir. Diyeceksiniz ki, teknik direktörü ile iletişim ve uyum, takım arkadaşları ile güven sorunu yaşayan Lincoln, nasıl ilk on birde olur? Doğrusu şu an en büyük problem gibi duran Brezilyalı aslında G.Saray'ın en önemli silahı. Bülent Hoca bunun farkında ve onu idmanda saklıyor, hırslandırıyor, takım içi rekabette itici güç olarak öne çıkarıyor. Onu büyük yetenek olarak kabul eden arkadaşları da, "Meziyetlerini takımı için kullanmıyor" diye kızdıkları Lincoln'ün F.Bahçe'ye karşı oynamasını istiyor. Hakkındaki tüm olumsuzları bir maçta silme şansı doğan Lincoln, sizce bu fırsatı harcar mı? >> Bu veto Terim'e mi? İspanyol Estadio Deportivo gazetesi, "Fatih Terim Sevilla için iyi bir tercih mi?" diye sordu. Sonuç felaket! Ankete katılanların yüzde 73'ü "hayır" dedi, Terim'e. Sorarım size, bu "veto" yalnızca Terim'e mi yoksa değerlerini bozuk para gibi harcayan Türk futboluna mı? >> Avcı'nın stat isteği Ne zor şey seyircisiz tiyatroda oyun sergilemek. Hele boş tribünler önünde olacağını bile bile bütün bir hafta, "Herkes sizden iyi oyun bekliyor" dediğiniz oyunculardan ciddi ve disiplinli olmalarını istemek. İstanbul Belediye'nin hocası Abdullah Avcı bu zor göreve talip olanlardan. Ama artık o da durumun vahametini anlatma ihtiyacı duymuş olmalı ki, stat istiyor. "Olimpiyat Stadı'nda havamızı bulamıyoruz" diyor. Haklı mı haklı. >> Jol'ün Türkiye aşkı Hamburg Teknik Direktörü Martin Jol Türkiye'deki futbol aşkına hayran kalmış. En büyük arzusunun Türkiye'de 3 büyük takımdan birini özellikle de F.Bahçe'yi çalıştırmak olduğunu söylemiş. İlgilenenlere duyurulur. >> Aragones'in işi çok zor F.Bahçe'nin Ali Sami Yen'de kazanması zayıf ihtimal. Çünkü savunma zaafları yaşıyor sarı-lacivertli takım. Edu yok. Alex ise belirsiz! Onun yokluğunu ne Emre, ne Selçuk, ne de Deivid doldurabilir. Kazım da yok. Bu tabloda Semih ve Güiza ikilisine kim top taşıyacak? Diyelim Aragones, Semih'ten geride pozisyon hazırlamasını isteyecek. İyi de Semih asisti kime yapacak? Aragones'in işi çok zor. Tek artısı ise böyle zor maçları çokca oynamış olma tecrübesi. O da G.Saray derbisini geçmeye yeter mi, bu defa sanmam! >> mıhlama "Görmek değerlendirmektir." (Arif Işıldayan, merhum foto muhabiri)