Futbol Federasyonu eski başkan vekili Ata Aksu'nun Star'daki ifşaasını üzülerek izledim. Nahoş açıklamaların içinden cımbızla şu cümleyi çıkardım: ''Federasyon bu sezon F.Bahçe'yi şampiyon yapacak!'' Çünkü bu iddia, Süper Lig'in seyrine konulan haksız bir ambargo, futbol camiasını F.Bahçe'ye karşı çok kötü bir şartlandırma. Eğer bu iddia tartışılmadan kapatılırsa herkes F.Bahçe'ye ''Federasyonun koruması altındaki takım'' gözüyle bakar. Federasyon'a, Süper Lig'e, hakemlere ve kısacası futbol ailesine hiç güven kalmaz. Kazara bir de korunduğu iddia edilen takım hakem hatasıyla maç kazanarak şampiyon olursa, siz düşünün futbolumuzun halini. Maalesef!.. Ata bey futbolumuzun temelinde korkunç bir dinamit patlattı. İlk tepkileri Akçaabat'ta yükseldi. Tribünler koro halinde şu şekilde tempo tuttu: ''İşte şike.. İşte para.. O... Ç... F.Bahçe!'' ''Bıçakçı'nın babası Aziz Yıldırım!'' Bu ve benzeri protestolar maç boyu dinmedi Karadeniz deplasmanında. Halbuki A.Sebat'ın nazik başkanı Veli Sezgin ve arkadaşları iyi bir ev sahipliği için her şeyi yaptılar. Buna rağmen F.Bahçe Asbaşkanı Nihat Özdemir ve bizim TSYD Genel Başkanı Onur Belge'ye tribünlerden rahatsız edici sataşmalar oldu. Bütün bunlar olurken, Ata beyi düşündüm. Onun gibi, ''sorumlu yönetici'' çizgisinden ayrılamayan biri neden böyle davranır? Bu ağır iddiayı hangi sorumluluk duygusu ve hangi amaç için sarf eder? Onun bu çıkışını haklı kılacak her şeyi düşündüm. Ortada karanlık şeyler varsa bunları en iyi bilmesi gereken kişilerden biri hiç şüphesiz Ata Aksu'dur, diye ona hak vermeye çalıştım. Kim bilir belki de, Türk futbolu üstüne oynanan kirli oyunlar ve bunların hâlâ yaşanıyor olduğu yolunda ciddi bilgi sahibidir, Ata bey. Belki de, bu bilgiler ışığında şimdiden sezon sonu yaşanacak nahoşluğa dikkat çekmek istiyordur. Fakat şaşırdığım şey şu. Bu konuları Ata bey neden bugüne kadar sakladı? Yine neden, Türk futbolundaki erozyon tartışmalarında Hadi Türkmen'le ekran karşısında yüzleşirken futbolumuzu sütten çıkmış ak kaşık olarak sundu, izleyenlere? Bu çelişkili durum ve ''Federasyon Fenerbahçe'yi şampiyon yapacak!'' iddiası aklıma şu fıkrayı getirdi. Hani, iki âmâ oturmuşlar karşılıklı üzüm yiyorlarmış. Biri diğerine demiş ki, ''Niçin üçer üçer yiyorsun?'' Diğeri şaşırmış, ''Sen de benim gibi körsün, üçer üçer yediğimi nereden biliyorsun?'' 'Çünkü'' demiş birincisi, ''Ben de üçer üçer yiyorum.'' Kıssadan hisse fıkra beynimdeki soruları şekilden şekle soktu. Şampiyonu, federasyon tayin ediyorsa kendi dönemlerindeki şampiyonluklarda Aksu'nun katkısı nedir? Yoksa onlara "Ata beyin tayin ettiği şampiyonlar" diye mi bakacağız? Bitmedi, geçen sezon Beşiktaş 8 puan öndeyken Samsun maçında 5 Beşiktaşlı'nın birden atılması ve sonraki dönemde öne çıkan F.Bahçe'yi şampiyon yapan olgular bu komplo teorilerinin bir parçası mıydı? Neyse ki, o bol kartlı Samsun maçını çıplak gözle seyrettim. O karşılaşmada Cem Papila'nın hakem hatası yoktu, aksine hakemlerimiz için mükemmel bir yönetim modeli vardı. Ama, sarı-lacivertlilerin puan kaybettiği kritik F.Bahçe - Ç.Rize karşılaşmasının tekrarına sebep olan hakem Ali Aydın'nın çift sarıdan kırmızı kart görmesi gereken oyuncuyu oyunda tutarak yaptığı ''Kural hatası'' bugün bile mide bulandıran talihsiz bir hakemlik fiyaskosudur. Maalesef, bu fiyasko da Ata Aksu döneminde cereyan etmiştir. Şaşırdığım şey, böyle bir hatayı yapan hakemin arkasında federasyon olarak neden durduklarıdır? Bitmedi, eğer bu sorulara verilecek cevap ''evet''se, neden bu kirliliğe Aksu ve arkadaşları göz yumdu? Aslında soru çok. Ama ben bu komplo teorilerinin hiç birine inanmıyorum. O yüzden Aksu'nun çıkışını yersiz, şaşkınca ve çok saçma buluyorum. Eğer yanılıyorsam, bunlar birer deli saçması değilse o zaman, Aksu bu iddialarını haklı gerekçeleriyle kamuoyuna açıklamalıdır. Aksi takdirde çamuru at izi kalsın tarzındaki insanların bu toplumda hiçbir saygınlığı kalmaz.