Kupa sarhoşluğu

A -
A +

Konya değilse de Kadıköy inliyordu: "Şampiyon F.Bahçe!" Futbol kimin umurunda; stada koşanların arzusu F.Bahçe'yi doyasıya alkışlamaktı. Oysa çoktan bitirmişti ligi şampiyon, kafalar İstanbul'daki kutlamalardaydı. İdari menajer Volkan Ballı programı anlatıyordu ballandıra ballandıra: "Yer sarı, gök lacivert olmuş! Sabiha Gökçen'e akın etmiş insanlar!.. Göztepe Parkı gelin gibi süslenmiş. Bağdat Caddesi'ne iğne atsanız yere düşmez, diyorlar. Şampiyonluk turu için üstü açık otobüs bizi bekliyor!.." Formalite maçına çıkmış gibi rahattılar; ne futbol ne de skor umurlarındaydı F.Bahçeliler'in. Daum geleceğe hazırlık düşüncesiyle mi yoksa koca sezon kendisini eleştirenlere cevap diye mi bilinmez, tercihini sıklıkla forma vermediği Volkan, Serhat ve Mahmut Hanefi'den yana yapmıştı. Ama Önder'in şık kafa golü ve Anelka dışında koca şampiyon sanki sahada buhar olmuştu. Ceyhun, Baliç, Yasin, Zafer Biryol, E.Albayrak ve Muhammet gibi teknik kapasitesi yüksek oyuncularla Konyaspor gök gibi gürlüyordu! Ama gürlemesi boşuna değildi, her atakta "gol" olup yağmur gibi iniyordu F.Bahçe'nin üstüne Saffet Susiç yönetimindeki Konyaspor. 1, 2, 3, 4... Vay, vay, vay!.. Sözün özü şampiyonun taç giyme töreni hezimete dönüşmüştü. F.Bahçe maçı kafalarda kaybetmişti ama bir şampiyon böyle de yenilmezdi ki? Yazık! Kupa coşkusu hüsrana döndü.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.