Nasıl anlatsam bilemiyorum! Sen, "dünya takımı olma" iddiasıyla yola çık, bir çuval dövizi bu uğurda gözünü kırpmadan harca, en iyi teknik adamlardan birini takımın başına getir. Ama?.. Sükutu hayale uğra! *** Kısaca.. Un var... Yağ var... Şeker ve usta var? Maalesef helva ortada yok! Peki neden? Bu sorunun cevabını verebilecek bir babayiğit varsa bir an önce ortaya çıksın. Yoksa, bu Beşiktaş, Del Bosque'nin karizmasıyla birlikte tepetakla gidecek. Zaman da çare olamayacak! Çünkü gözü kararan İspanyol teknik adam Beşiktaş'la dama taşı gibi oynuyor. *** Norveç'te Bodo'nun insan azmanı uzun adamlarına karşı sahaya çıkan onbire bir bakın. Nerede, Beşiktaş'ın tek kulesi Carew? Nerede, ayağında top tutan tek adam Sergen? Nerede, Avrupa tecrübesine sahip Okan Buruk? Tutmadım arkadaş!.. Ben, Avrupa'daki Beşiktaş'ı bu haliyle hiç tutmadım. Ne hocasını, ne duruşunu ne de futbolunu beğendim. Oysa ne kadar umutluydum!.. *** O da ne? Kâbus gibi çöktü, Norveçliler!.. "Kafanı kaldır, yukarı bak!" derken piranhalar gibi çöktüler... Bir de Cordoba sakata çıkmaz mı? Zaten ayakları titreyen takım kör - topal oldu bir anda. Ahmet Yıldırım aksamaya başladı. Kulübeden umut yok!.. O da ne? Yağmurla yarışır oldu Bodo Glimt atakları. Faturayı ödemek garibim Murat'a kaldı, koruduğu kalenin önü, Norveçli oyuncuların şut çalışmasına döndü. Atladı, duvar ördü. Yazık!.. Sonunda Runar Berg'in şutunda o da düştü. *** Ne yalan söyleyeyim. Bu golden sonra sanki Beşiktaş biraz toparlanır gibi oldu. Topa basmaya başladı. İbrahim Akın'la top çevirdi. Pancu'yla şut düşündü. Ahmed Hassan'la gol kovaladı ve buldu. Ama galibiyet gelmedi. *** Son söz mü? Onu da söyleyelim. Korkuya gerek yok. Norveç takımının bütün gücü bu. Yeter ki, Beşiktaş kazanmak istesin. Yeter ki, Beşiktaş'ın Sergen, Okan, Carew ve Pancu gibi usta kramponları bu oyunda baş role soyunsun. Adım kadar eminim ki, BJK İnönü'de bu Beşiktaş, bu Norveç takımını ham eder!