Ah ne diyeyim ben; mızrak çuvala sığmıyor. Onca sevginin karşılığı bu mu olmalıydı şimdi? Sen, uğruna her şeyini feda et, sevgini, aşka dönüştür, "Almanlarla eşit seviyede değiliz" diyen Guus Hiddink'e ''Realizm de neymiş... Bizim aslan gibi yüreğimiz var. Çılgın Türkler çıldırmasın bir kere. Çıldırırsa hangi Alman önünde durabilir'' diye 'duygunun gücü'' üstüne nutuklar çek, uluslar arası sosyoloji dersleri ver. Sonra?.. Hamit'in sağdan gidip de kaleci Neuer'e teslim ettiği o topun devamında; iki pasta golü ye ve ''tıs'' diye otur kal yerinde! Olacak iş mi, şimdi bu arkadaş? Söyleyin; ben nasıl anlatırım bu hüsranı yarının Ardalarına, Hamitlerine, Egemenlerine, Selçuklarına? ''O, Alman Milli Takımı, gruptaki bütün takımları leblebi çekirdek gibi öğüten bir panzerdi. Hepsinin pestilini çıkarmıştı, 28 gol atıp, sadece 5 yemişti; bizim de yapacak bir şeyimiz yoktu!'' demek kurtarır mı, hiç arkadaş? Ayağına gelmiş fırsat bu kadar kolay harcanır mı hiç? Hamit Altıntop'u ilk defa bu kadar etkisiz görüyorum. Oyun kurucumuz Selçuk İnan, Almanların arasında buhar oluyor. Arda her hamlesinde sanki duvara çarpıp dönüyor. Bu şartlar altında Burak Yılmaz ne yapsın, kendisine top gelmezse. Yine de Deli Dumrul gibi çırpınıyor, ''Bir gol atarım da, ilaç olurum belki şu milletin arzusuna'' diye. O da kayboluyor, grubun en az gol yiyen tank gibi savunması karşısında! O yüzden ne Thomas Müller'in ince pasını görebiliyor ne de Mario Gömez'in golüne bir tedbir düşünebiliyor. Acıyorum, Hiddink'e değil, acınacak halimize acıyorum. Hakan Balta sanki haykırışımı duymuş gibi tamamen ferdi becerisiyle ''Ben burdayım'' diye çıkıyor ortaya ama yetecek gibi değil ki! Neuer kaleciden öte Adı ''Manuel'' Neuer... Fakat hayır, o, ''Manuel'' değil dijital seriliğinde. Sanki 'kaleci bir atağı nasıl başlatır'ın dersini verdi dün gece. İki gol de onun eseri. Kaleciden öte Neuer.