Mustafa Denizli Avrupa'yı istemeli!

A -
A +

Her şeyin bir yakışanı var... Turkcell Süper Lig'de üç büyük kulübü şampiyon yapan tek teknik direktör olan Mustafa Denizli'ye bu saatten sonra yakışan; Beşiktaş'a bir Avrupa kupası kazandırması. Şahsen, inancım bu. Onun için, Başkan Yıldırım Demirören ile Çırağan Sarayı'nda medyaya verdiği yemekte bir araya geldiğimizde kendisine yönelttiğim ilk soru, ''Beşiktaş, Avrupa'da ne zaman kupa kaldıracak?'' oldu. Başkan açık yüreklilikle; ''Bunu biz de çok istiyoruz. Artık böyle bir hedefin içinde olmalıyız'' diye cevap verdi. Hatta işe geçen sezon anlaşmakta geç kaldıklarına inandığı Mustafa Denizli ile başlayacaklarını ve kendisine ''Üç yıllık'' yeni bir sözleşme önereceklerini söyledi. Sonra öğrendim ki, bu öneriye Hoca, ''Bugüne kadar bütün sözleşmelerimi 1 yıllık yaptım, yine 1 yıllık olsun'' diye direnmiş. Ama yeni dönemde gerekirse ücretinden fedakarlık yapabileceğini belirterek, yönetimden Beşiktaş'ı her bakımdan heyecanlandıracak biri orta saha biri de forvet olmak üzere en az iki yıldız oyuncu istemiş. Siyah-beyazlı yönetim de Hoca'ya bunun sözünü vermiş. Artık yeni sezonda iş, Mustafa Denizli yönetimindeki Beşiktaş'ın Avrupa'yı fethetmesine kalıyor. Peki, Denizli bu hedefe Beşiktaş'ı hazırlayabilir mi? Kanaatim o ki, güçlü kişiliği, dengeli sosyal hayatı, futbol kültürü ve yarışma tecrübesi ile böyle bir altyapıya zaten sahip Mustafa Denizli. Ama bu yolda en büyük rakibi de bizatihi hocanın kendisi. MIHLAMA İyi insan hem iyi yaşar hem de iyilikleri yaşatır. Bir Messi de G.Saray'a kazandırır Ronald de Boer, ''Lionel Messi'deki cevheri ilk, 2005 Dünya Gençler Şampiyonası'nda Rijkaard fark etti. Barcelona'nın altyapısında 17 yaşında forma giyerken onunla özel olarak ilgilendi. Bir yıl sonra A takıma yükselen Messi, Rijkaard'ı haklı çıkardı'' diye bir görüş ortaya attı. Ne yalan söyleyeyim, buna çok sevindim. Hatta Rijkaard, Messi benzeri bir yıldızı G.Saray'a ne zaman kazandıracak diye de meraklanmaya başladım. Tolunay Kafkas ve vefa! Şota ile söz kesen Kayserispor'da artık gün sayıyor Tolunay Kafkas. Oysa 4 ay öncesine kadar adı Milli Takım için geçiyordu Hoca'nın. Maalesef, bu ülkede teknik adamlık, ip üstünde cambazlık etmekten daha zor. Hele bir de Bülent Uygun ve Giray Bulak gibi ayağın kayar düşersen, vay haline. Zira futbolda vefa yok. ''Var'' diyenler, ''Vefa''nın hangi ligde olduğuna baksın. Sağlam'ın şampiyonluk nidası! Karabük Üniversitesi'nde Arife Ünüvar'ın modaretörlüğünü yaptığı "Futbolun Mutfağındakiler" konulu panelde Alman futbolunun efsane ismi Litbarski ve Ertuğrul Sağlam Hoca'yla beraberdik. Hoca'ya öğrencilerden biri, ''Bursaspor'u şampiyon yapmazlar, deniyor, kim ve neden yapmaz?'' diye sordu. Hoca da ateşten topu bize attı. Hadi çık işin içinden çıkabilirsen. Tabii dilimizin döndüğü kadarıyla ''Sistem de anlayış da uygulama da değişti. Bursaspor o yüzden burada. Bu saatten sonra şampiyon olamazsa nedenini hiçbir yerde aramasın. Kendinde arasın!'' dedik. Nitekim Karabük'te ''Şampiyonluk yarışında avantajlıyız'' diyen Ertuğrul Hoca dün Bursa'da oyuncularına şu mesajı verdi, ''Önümüzde (şunu da kaybedersek, telafi ederiz) diyeceğimiz bir maç kalmadı. Ona göre düşünün ona göre oynayın!'' Daha ne desin Hoca, bu saatten sonra bu ligde ayağı iki kere kayanın şampiyonluk türküsü söylemeye hakkı olur mu? GÜNÜN SORUSU Bursaspor'u kim, neden şampiyon yapmaz?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.